Kayıp Kedi Portresi
Puan vermedi·182 syf.··
2021 13. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 21:27
youtu.be/_vfEzrbG-bk Lorca'nın el vito parçasıyla uyandırıyorum misafirlerimi... Picasso her zamanki gibi huysuzluğunu koruyup atılıyor "Ne misafiri mahkumlar gibi kapatıldık buraya!" diye söylenip duruyor. John Perse biraz daha nazik olmasını rica ediyor Picassodan. İşte diyorum bu şairler de olmasa... Sayın Kafka ise masamın hemen yukarısına astığım kırmızı kurdele ile oynamaya devam ediyor. Kendisini dansa kaldırmak istiyorum bugün pazar az neşelenmek yakışır bize diyorum. Ressam ile şairin alkışları eşliğinde dönüp duruyoruz. Picasso hemen heycanlı bir şekilde boyalarını hazırlıyıp bizi resmetmeye koyuluyor. Eteğime kırmızı çiçekler eklemesini rica ediyorum. İşine karışmamdan pek rahatsız olduğunu bakışlarıyla belli ederek çiçek istiyorsam çiçekli etek giymem gerektiğini söylüyor. Neden çiçekli bir etek almadığımı düşünmeye başlıyorum. İstediğim şey yapılmadığında her zamanki gibi devreye giren inadımla Sayın Kafka'nın kolundan ayrılıp Perse'yi yerleştiriyorum. Buyrun Sayın Picasso o zaman bir şairle yazarın dansını resmedin. Ne dersiniz? Kafka gergin havayı dağıtmak için dans etmeye başlıyor Perse ile. Kim demiş bu beyfendi melankolik bir umutsuz diye? Bu kadar eğlence yeter dercesine aramızda bulunmayan... hayır adını anmayacağım bir hayalet müziği değiştiriveriyor. Benim kestiğimi düşünüyorlar sesi... oysa müthiş bir uyum içinde ellerim alkış tutuyordu size. Şair atlıyor: "Gizemli bir hava dolduruyor ciğerlerimi..." Ben ise: "Mavi boyanız dökülmüş sayın Pablo Picasso..." Kafka kaşlarını çatıp yere saçılmış boyaya bakarak düşünüyor. 'Beyler' diyorum kimin bize eşlik ettiğini biliyorum ama üzgünüm bu adı sizinle paylaşmam pek zor... bunu beklemeyin benden yapmamız gereken tek şey asıl amacımız doğrultusunda yola çıkmamızdır. Kafka: " Ne yolu? Ne amacı?" Şair: "Dedikleri kadar ağzınız sıkıymış Sayın Kafka" Picasso: " Ee.. tabi görevin ciddiyetinin farkında..." Kafka: " Yine nasıl bir döngünün içine düştüm ben..." Ben: Bu hassasiyetiniz beni çok mutlu etti gerçekten. Picasso: Artık resmi bitirip kurtulmak istiyorum bu tutsaklıktan. Kimbilir ne yaptı da kaçırdı zavallıcık kediyi! Perse: Lütfen Sayın Picasso... hanımefendiyi üzüyorsunuz. Ben: En son Théophile Steinlen'e modellik yapmıştı... i.hizliresim.com/4r5gdo2.png Perse: Öyleyse tabloya bakarak arayabiliriz onu. Picasso: Saçmalama Perse... Kız kandırıyor bizi yaklaşık 122 yıllık bir tablo bu. Ben: Kediyi bulduğumuz zaman söylediklerimin gerçekliği ortaya çıkacaktır... hem eminim ki bu tablodan daha güzelini ortaya koyamayacaksınız... Perse: Hanımefendi siz de kışkırtmayın lütfen. Kafka: Kayıp bir kediyi mi arıyoruz? Nedir bu kaçışın nedeni? Ben: Sayın Kafka neden kaçtığını sorgulmayacağız...amacımız sadece bulmak. Kafka: Peki ya kaçışın kendisi? (SESSİZLİK) Picasso: Kimbilir neler yaptı da kaçırdı kediyi... Hak veriyorum doğrusu pek dayanılmaz! Şimdi de işine gelmediğinden konuyu değiştirmeye çalışıyor. Perse: Lütfen Sayın Picasso biraz daha nazik.. Bir süre böyle tartışmış olsak da yola koyulmamız pek de uzun sürmedi. Bir kedi hem de gri bir kedi nereye kaçabilirdi ki? Aramımız gereken birçok kedi eğlence mekânları vardı... ama şimdi oturup da size tek tek bu yerleri anlatacak değilim eğer bu yerleri bilmiyorsanız pek ayıplarım cidden. Bir süre sonra Kediyi bulalım derken kendimizi kaybettik ve yolu bulmak için yeniden alevlendi şiddetli bir tartışma aramızda. En son beyfendiler hemen önümüzden geçmekte olan çuvallı çocuğa yolu sorabileceğimizi teklif ettiler. Ben de çuvalın varlığından dolayı böyle bir işe kalkışmamamız gerektiğini bunun bize uğursuzluk getireceğini dile getirdim. Kim dinler beni yahu... çocuğun gösterdiği yerden devam ettik yürümeye. Şair: " Bir kedi sözcükler denizinden ayıklıyor çöpleri." Ben: "Bir kedi çöplük denizinden ayıklıyor sözcükleri" Kafka: "Kedi sadece bir kedi." Ressam: "Bir kuşun gövdesi paralınıyor ağzında kedinin" i.hizliresim.com/5asja4e.jpg Çıktık bir kuş cennetine... olsa olsa buraya kaçmıştır dedik kedi. Gel görün ki yankılanan büyüleyici kuş sesleri arasından hiç duyulmadı sesi kedinin. youtu.be/1ysVwU6T5MI Picasso: işitiyor gibiyim yeniden aynı ezgiyi. Kafka: Yanılıyorsunuz Sayın Picasso değişmiş bir şeyler var içinde müziğin. Perse: Yayılıyor şimdi derin bi hüzün dalgası içten içe etimize... Güneşin pembe gökyüzünden çukuruna doğru süzülmesiyle birlikte geri dönüyoruz başladığımız yere. Kafka aynı noktada oturuyor ve masamın hemen yukarısına bağlamış olduğum kırmızı kurdele ile oynayıp duruyor. Ben de her zamanki gibi pencereye bakan duvara yaslanıyorum. Hoş bir pencere hakikaten... dememle Picasso beliriveriyor penceremin önünde ve artık onu burada tutamayacağımı söylüyor. Ben de verdiği sözü hatırlatıyorum ona. Resmi kedi olmadan tamamladığını söylüyor. Kediyi görmeden bunun imkansız olduğunu mırıldanıyor Perse. Ben: Peki Sayın Pablo Picasso portre benziyor mu Kediye? Arkasına sakladığı tabloyu döndürüp gösteriyor bize. Picasso: "Bir gün o size benzeyecek hanımefendi..."
Picasso - Saint-John Perse - KafkaRoger Garaudy · Payel Yayınları · 199118 okunma
··
530 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.