Puan vermedi·779 syf.····Okunma: 09 Mayıs 2021 22:36 İnceleme yapmayalı 5 ay oldu hele bir Dostoyevski romanına inceleme yapmayalı yaklaşık 1 yıl.
Şimdiden beni mazur görün eğer incelemeyi yazarken haddimi aştığım noktalar olursa veya beceriksiz yazdığım kısımlar.
Okuduğum yazarların sadece yarısında bir parça kaos ve gerçekçilik yakalayabildim ama bunu bu kaosu en güzel işleyen yazar Dostoyevski'ydi kaçınılmaz. Bu incelemede suç ve ceza, Karamazov kardeşler ve bu esere dair biraz spoiler işleyeceğim ona göre devam edin.
Bence Dostoyevski insanın içeriğindeki haller ve çeşitliliğe bu romanında ulaşılamayan yerlere ulaşıp şöyle ucundan bir yoklayıp yeniden haline bırakmıştır ulaşılmamış o gizemlere.
Sahi inceleme yazdığıma göre kitabı nasıl bulduğumu anlatmaya başlayayım, öncelikle önceki okuduğum kitaplara göre bu kitabı uzun bir süreye yaydım çünkü sadece düşündüm yazar romanlarını kısa bir sürede yazmıyor o halde benimde kısa bir sürede okumama gerek yok.
Kitap beklentinin altında kalmıyor ki şimdi başlıyorum beklentileri nasıl geçtiğini, kırdığını , yok ettiğini.
Bir kere Dostoyevski okurken insan hissedebiliyor, yazarın okuyucuyu umursamadığını yada okuyucu için yazmadığını işte böyle başlıyor bizi kendi dünyasına alma adımları.
Budala eserinin ana karakterinin bir budala olması şaşırtıcı olmamakla beraber kitabın çerçevesini okuduğum diğer 4 kitabına göre çok farklı bir konuma sokuyor.
Mesela suç ve cezayı okurken çok etkilenmiştim insanın nasıl adım adım bizim gördüğümüz canilere katillere dönüşebileceğini görerek bizzat etkisinde kalmıştım bu adamın Karamazov kardeşler ise daha oturmuş ve çizgilerin çekilmiş olduğu bir eserdi ama bu bu farklı insanı daha net anlatan bir paradigma.
Kitabın trende Budalamız ve Rogojinle tanışmasıyla başlaması ve bizim de yavaş yavaş budalamızın iyi ve saf birisi olduğuna inanmamız ile devam ettirmesi kitabın sonuna doğru bir bit yeniğinin çıkacağına dair yakaladığım sinyallerdendi.
Generalin kızları ve budalayı okudukça hiç nastasya gibi bir karakterin kitabın merkezini adeta bir üfleyiş gibi onlardan yıkıcı bir şekilde alacağını hayal dahi edemiyordum.
Sahiden gördüğüm en esaslı roman insanı olabilir nastasya filippovna neden mi, çünkü bence yazarı en iyi yansıtan karakterlerden birisidir, sahi her karakter yazarından bir parça taşır ama nastasya filippovna yazarda hatrı sayılacak kadar büyük bir parça taşıdığı da su götürmez bir gerçek neden mi?
Çünkü eline fırsatlar geçtiği halde düşüş,alçalış yada insanların deyimiyle kötü yola girmeyi bilinçli tercih edişi ne kadar da muazzam ve bir o kadar da şaşırtıcı peki kitapta onun çılgına dönüp rogojini tercih edişi ve yetmiş beş bin rubleyi ateşe atışı fevkalade bir etki bırakıyor okuyucu üzerinde pekala fevkalade yeterli değil neden mi şunu sorayım sana eğer bir Dostoyevski okuyucusu isen bilirsin diğer kitaplardan farklı bir takım özellikler barındırır onun romanları saçma sapan rezil kepaze ama bir o kadar da gerçeğe yakın karakterlerin düşünceleri ve olay örgüsünün normalde giriş gelişme sonuç gibi kısımlarda geçiş yaparken normal bir etkide olman ve kitabı anlaman gerekirken onun romanlarında başlangıçtan gelişmeye geçişte olan o hayret verici olaylar ve bu olaylar kitabın okuduğun o kısma kadar bir doğru grafiği gibi hızlanıp sana belirli bir zevk verirken özellikle girişten gelişmeye geçmek veya kepaze karakterlerin düşüncelerini okurken adeta bir parabol grafiği misali aldığın zevkin katlanması kitabın arka planındaki kaosun artması ve adrenalinin salgılanması işte anlatmak istediğim bu bir Dostoyevski romanı okurken buna hazır olmak lazım.
Ben ilk kez bir kitabı yaşayarak okumaya karar verdiğim için o paraların yakıldığı çılgın geceden sonra 3-4 gün kitaba dönemedim.
Evet kitaptaki başka etkileyici bir kısım da rezil karakterlerin yaşantısı , çıkarları davranışları .
Ama benim en etkilendiğim kısım bu değildi kitapta bir epilepsi nöbetini anlatmıştı yazar sayfalarca okurken içim sıkıştı bende adeta o nöbeti yaşadım ve o nöbeti anlatışı beni yıktı geçti 1-2 hafta kitaba dönemedim okumak için.
Nöbet anı nasıl çaresiz bir şekilde başlayışı güçlenerek devam edişi ve o nöbet anına kadar fark edilmeyen detayların fark edilişi, ölüm tehlikesi ve duyuların zirveye ulaşıp aniden tıpkı bir yaydan çıkan ok gibi bilincin yitirilmesi ah bunu ifade edemem dostlarım özür diliyorum doğrudan kitabı açıp o bölümü yeniden okumak lazım neler hissettiğimi anlabilmek için.
Ve kitapta bulduğum en özel şeylerden birisi budalalık. Günlük
hayatta herkeste vardır ufacık bir anlığına yaşarlar budalalığı , peki ana karakterin tam bir budala oluşu ve çevresindekilerin onu nasıl algıladığı isa tam bir muhakemeydi , kimi karakterler budala diyor ve kabul ediyor kimilerine göre saf kimilerine göre iyi kimilerine göre budala değil çok zeki birisiydi prens Mışkin oysa budala demek bu anlamlara gelmiyor budalalar da kötü olabilir hata yapabilirler hiç akla getirilmeyecek derecede kafalara işlendirilmiş bu düşünceleri kitabın sonundaki olayların desteği ile yıktı yazar ve işte bu noktada bende yıkıldım çünkü benimde önyargısı oturmuş karakterlerden farkım yoktu.
Çok şey anlattım ama kitabın özünde tutkulu bir aşk anlatılıyor ama aşk harici işlenen o kadar harika şeyler varki aşk teması gölgede bile kalıyor diyebilirim.
Çok yazdım yazara teşekkür edip saygılarımı sunuyorum bu değerli eseri bu yıl bu ay bu kitabı okuduğum için çok iyi hissediyorum bana böyle hissiyatlar verdiğin için teşekkür ederim
yazımda dönüp hata yaptığım veya yanlış yazdığım yerleri kontrol edip düzeltme zahmetine girmeyeceğim mazur görün beni okuduğunuz için teşekkür ederim
Saygılar.