9/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
İlk kez Oğuz Atay okurken denk gelmiştim Oblomov'a. Hatrı sayılır derecede adını anması, kitabı okuma isteği uyandırdı tabi. Eh Oğuzcum Atay'ı heyecanlandıran bu karakter okunmaya değer olmalı. Yaklaşık bi ilk iki yüz sayfada sadece "Oblomovluk" kavramını hissediyoruz, günlük hayatta kullanmak üzere kelime dağarcığımıza da eklemiş oluyoruz :) oblomovun tembelliğiyle başlayan hikaye yine birnevi bunun sonuçlarıyla bitiyor. Ama unutulmamalı ki her tembellik oblomovluk sayılmaz ! ;)  Konu buralardan aşk çemberine, kazık yemelere, hastalığa falan dayanıyor. Oblomovluğun içten mi geldiği, yoksa tercih mi olduğunu tartışabiliriz ama onu öldürenin de bu olduğu gerçeğinden kaçamayız. Oblomovluk bu sayfaların içinde dolaşmadan, Oblomovkayı hayal edemeden anlaşılabilcek bir şey değil diye düşünüyorum. Hayran oldum, kızdım, kendime benzettim, sıkıcı buldum, mantıklı geldi...Birsürü zıtlığı aynı zamanda hissettiren en kendine has kitap karakterlerinden biri oldu bendeki yeri. Sevgili Olga'nın Ştolts'a ruh halini ifade edişiyle bitireyim, ucu biraz açık, kitaptaki genel hava gibi düşündürücü. “Mutlu değilim doğru. Mutluluğumun çok fazla oluşu mutluluk duymama engel oluyor” Hayatta bu seviyede olmak ... Ne diyelim, herkesin kendi oblomovkasına ulaşabilmesi dileğiyle.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
·
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.