Oturup boğaza karşı bir bankta,
Maviye dikip gözlerimi,
Sesini kısıp vapurların, martıların,
Yüzyıllarca dinlemek seni...
Filmlerdeki gibi mi oralar?
"Rengarenk çiçekleri var mı?" diye,
Sepetlerine bakıp küçük kızların,
Taç yapraklarla tanımak seni...
O şehir,
O eşsiz manzara,
Galata'nın daracık merdivenleri,
İstiklâl'ın ışıl ışıl geceleri,
Köşebaşındaki ıslak hamburgerci,
Bir yanında lüks, öbüründe izbe otelleriyle
Taksim meydanı,
Dallarında gençlik kokularıyla Gezi Parkı,
Polisler bile farkımızda değil Gülhane'deyiz seninle.
Kadıköy'de bir vapur,
Oracıkta bir iskele,
Kahve içiyoruz Moda'da;
Ortaköy'deki kumpurin üzerine,
Akşama balık ekmek var;
Köprüaltı ya da Eminönü'de
Binip gidelim, güzel şarkılara;
Beyoğlu'nda ki tramvay ile seninle...
Aşkla girip nefretle çıktığın,
Bilmediğim bir şehir işte.
Arnavut kaldırımlarında adım adım,
Yokuşlar boyunca yürümek seni...
13.05.21
04:21