·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Mayıs 2021 17:25 Edebi eksikliği doldurmak ve ruhu beslemek için okunan kitaplar dışında, topluma seslenen ve bizleri harekete geçiren kitapları okumak da bir o kadar önemli ve gereklidir. Ben şahsen bu tür kitapları beğenerek okur ve okurken yaşadığım çevreye, insanlara bakarak toplumun bulunduğu hali gözlemlemeyi ve toplumu daha da geliştirmek için ne gibi şeyler yapılması gerektiğini düşünmeyi severim.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bu tarz kitaplar içinde en çok beğendiğim oldu sanırım. Çoğu kişinin de bildiği gibi bu kitap Atatürk'ün okullarda okutulmasını istediği kitaptır ve bu istek, bende uzun zamandan beri süregelen bir merak uyandırıyordu. Bu yüzden kitabı okumaya büyük bir beklentiyle başladım ve beklentimin karşılığını aldığımı ifade etmeliyim.
Eser, Finlandiya'nın eğitim, kültür, sağlık, ekonomi, spor gibi birçok alanda bir bataklıktan çıkıp da nasıl İncil'de geçen "Beyaz Zambaklar Ülkesi"ne dönüştüğünü anlatıyor. Hem devlet adamlarının hem de halkın yapması gereken görevler bulunduğundan ve uygar bir toplumun ancak bu görevler birlikte yerine getirildiği sürece var olduğundan bahsediyor kitap bizlere.
Kitabı okurken ülkesi için çaba gösteren insanlara hayran kalıyorsunuz. Köylerde hasta, mutsuz, eğitimsiz insan kalmasın diye uğraşanları gördükçe sizin de kalkıp ülkeniz için bir şeyler yapasınız geliyor. Atatürk'ün de bu kitabı tavsiye etmesindeki sebep galiba bu, çünkü kitap insanları bilinçlendirmek adına çok başarılı bir eser.
Grigory S. Petrov iyi ki yazmış bu kitabı. Okumuş olanların birçoğu kendini ve ülkesini geliştirmek için daha çok gayret sarf etmeye başlamıştır zannımca. Okumamış olanlara ise şiddetle tavsiye ediyorum, bu kitap kesinlikle daha çok okunmalı.
Milli Talim ve Terbiye Heyeti Başkanı Mehmet Hamdi Bey, "Hayat Mecmuası"nın 74. sayısında şöyle diyor:
"Elimde olsa seyahat eden her yolcunun eline bu kitabı tutuştururdum. Komutan olsaydım, askerlerimin kaldığı koğuşlara bu kitabın bazı sayfalarını kopya eder ve asardım."