·430 syf.····Okunma: 05 Mayıs 2021 02:29 Khaled Hosseini'nin okuduğum ilk kitabı, arkadaşlarımdan biri hediye etmişti, doğrusu çok da merak ediyordum bir Afgan olarak, çünkü Afganistan'da yaşanan olaylar dışarıya tarafsız bir şekilde olduğu gibi anlatılmıyor. Ama bu kitapta Afganistan'daki savaşlar, zülüm ve berberiyet bir damla bile olsa doğru bir sekilde anlatılmıştır.
Okuduğum her sayfada kendimi buldum ve bu kitap beni çocukluğum anılarına götürdü. Taliban zamanındaki kadınların o zorlu yaşamlarını hatırladım, meydanlarda işlediklerini dedekleri suçlardan (zina) taşlanıyordu, ya da silahla öldürülürdü, küçük yaşta kızlar evlendirildi ve kocalarına tam bir köle gibi hizmet ettikleri gerekiyordu yoksa senin başka birisyle ilişkin olduğunu söylenip, ölüme mahkûm edebilirdi. Taliban'dan önce mücahitler vardı, ki bunların bir kısmı gerçekten halkın içindendi ve Rusya'ya karşı savaştılar ama büyük kısmı sadece dinin ismini kullanıp, güce, zenginliğe ulaşmaya çalıştılar ve aralarında savaşa tutuştular. Bu savaşın sonucunda binlerce insanın ölümüne sebep oldu. Kadınlara taciz edip, öldürürlerdi ve alyanslarını alabilmek için parmaklarını keserdi, bazı bölgelerde savaşın yoğunlu neden ile yeyecek bulunmuyordu bir kaç bölgede insanın etini yendiği bile söyleniyordu.
İşte böyle bir dönemde bu kitap iki kadının zorlu hayatını anlatıyor . Savaşın, cahilliğin insanlığı sürüklediği karanlık ve zorlu durumları, ve her zaman ne olursa olsun insan kalmamız gerektiğini anlatıyor.