8/10
·332 syf.··
2021 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 08:08
Eskilerin pek meşhur tartışması olan “Gezen mi yoksa okuyan mı bilir?” sorusunu “Gezerken okuyan bilir” diye cevaplıyor yazar. Şu kitabında ise bu cümlesini ete kemiğe bürüyor. Pekala burada okumaktan kastetilen yalnız kağıtlardan müteşekkil kitaplar da değil, bizatihi insanlardan müteşekkil hayatın kendisi. ... Özgün dünya görüşü ancak milatlar (devrimler) üzerine oluşabilir. Tek milat ise yalnız peygamberlere özgüdür ve onlar için kafidir. Nihayetinde onlar bizatihi zirveyi tecrübe ederler. Bu da “Adam olana bir söz (ayet-ol) yeter” sözünün hakikati olsa gerektir. Bizim gibi acizler ise birden çok milada muhtaçtır. Bu milatları bizim hayatımızda hep seyahat kitaplarını oluşturmuştur. Lakin işin trajikomik tarafı ise bizim okumaktan en çok nefret ettiğimiz türlerin de bunlar olmasıdır. Sanırım bu gerçek bu türde okuduğumuz kitaplarda ne kadar seçici davrandığımızı da ortaya koyacaktır. ... Biz, dünyayı her dolaşanın dünyayı okumaya, dolayısıyla anlatmaya ehliyeti bulunduğunu düşünmüyoruz. Anlatmak, önce anlamayı gerektirir. Okutmak, önce okumayı gerektirir. Gördürmek görmeyi, idrak ettirmek idrak etmeyi, geliştirmek gelişmiş olmayı, bilinçlendirmek bilinç olmayı hatta sevdirmek sevmeyi gerektirir. Dolayısıyla dünyayı okutmak da okumayı gerektiriyor. Bu haseple bu türün kitaplarında yegane kıstasımız her zaman müellifin kendisi olmuştur. ... Bu eserin müellifi olan Seyyah Harun Çelik, hayatı okuyabilen bir isim. Gezerken okumak, her gezdiği yerde okutmak, her gönülde yer edinmek, her canlıya mukaddes olarak seyretmek ona okumaların en yücesini bahşetmiş. Dolayısıyla Harun Çelik, kelimenin tam anlamıyla bir seyyahtır ve seyahat kitapları okumaya değerdir. ... Bu eserde Filistin’in İşgali, filistinlinin insan oluşu üzerine bina edilerek tetkik ediliyor. Ve Filistinlinin bütün mücadelesi, insanlığı merkeze alınarak ortaya konuyor. Dolayısıyla işgal, bir çok yönden ele alınıp moda olmaktan azad ediliyor. Şuursuz savunuculuğun işgali nasıl meşru hale getirdiği de dolaylı yoldan gözler önüne seriliyor. Böylece Filistin Davası da asli hüviyetine kavuşmuş oluyor. Eserin sonunda yazarın “Artık biz de Kudüslü olduk” sözü bu hakikate işaret etse gerektir... ... Bu eser, bizim ikinci miladımız oldu. Öyle ki bütün ruhumuzu ve düşünce dünyamızı sarsıp yeniden yapılandırmamızın sebebi oldu. Dolayısıyla eseri bütün kitap severlere önermek de üzerimize vacip oldu. ... İnsanların inançlarını yargılamak haddimize değil lakin son dönemde Filistin Davasının moda (popüler) edilmesinden her insan gibi biz de rahatsızız. Çünkü moda (popülarite) pek bilinçli bir davranış öngörmez. Lakin filistini de yalnız bilinç kurtarabilir. Dolayısıyla bu davaya en büyük zarar, şuursuz savunucuların şuursuz tavırları vermektedir. Bir çok dernek/vakıf bu konuda çalışmalar yapıyor gözükse de gerçekte çalışmaları bir şuur oluşturmuyor bilakis modaya hizmet ediyor. Dolayısıyla Kudüs’e neden sahip çıktığımızı bilmemiz, bunun bilincinde olmamız, Kudüs için gerçekten hayati bir öneme sahip. Bu haseple bütün kitap sevelere, -özellikle Filistinin Davasını Sahiplenenlere ve ümmetçilik oynayanlara- eseri mutlak suretle tavsiye ediyoruz.
1000Kitap
İşgalciHarun Çelik · Kent Kitap · 201434 okunma
·
2 +1'leme
·
1.443 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.