·254 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Nisan 2021 13:01 Sezai Karakoç, edebiyatımızın en kıymetli değerlerinden ve fikir dünyamı şekillendiren nadide şahsiyetlerden biridir. Kendisi ile ilk tanışmamız o muhteşem eseri ile oldu, “Diriliş Neslinin Amentüsü”, kendileri başucu kitaplarımdandır. Orada dert sahibi bir dava adamı gördüm öyle bir dava adamı ki çırpınıyor en mukaddes dava için. Davası yalnızca İslam olan, Gençliğin dirilmesi için çırpınan böylesi güzel bir insanın hayatını okumamak olmazdı tabii. Abdulvehap Ballı 2017 yılında detaylı bir çalışma ile hazırlamış bu kitabı. Yazarın hayatını Hece yayınlarından çıkan Sezai Karakoç Özel Sayısından okumayı planlıyordum lakin kalınlığı gözümü korkutmuştu. Bu kitabı okuduktan sonra böylesine kıymetli birinin hayatını oradan okumam gerektiğini bir kez daha fark ettim.
Kitap üç bölümden oluşmaktadır; Hayata Dair, Şiire Dair ve Diriliş’e Dair.
Hayata Dair bölümünde hayatı ana hatlarıyla anlatıldıktan sonra Üstad Necip Fazıl ile olan ilişkisi ve dostlarının dilinden kendisi anlatılıyor.
Şiire Dair bölümde şiir anlayışı, ikinci yeni hususu ve bazı şiirlerinin detaylara anlatılmıştır.
Diriliş’e Dair bölümünde ise Davasını ve düşünce yapısını gayet net bir şekilde okuyoruz.
Yazar, Sezai Karakoç’u birçok hususta bilgi sahibi olabileceğimiz şekilde aktarmış bizlere, genel olarak beğenmiş olsam da beni rahatsız eden noktalarda oldu. Bazı kısımlarda, özellikle de Monna Rosa ile ilgili kısımlarda Sezai Karakoç’un ısrarla reddettiği hususları kendi düşünceleri ile aktarmaya çalışması beni rahatsız etti. Tabii bu rahatsızlığın yanında hak verdiğim noktalarda var. Sezai Karakoç sır küpü olan ve gizem konusunda çok hassas biri. Bazı konularda kendince aldığı tedbirlerden olsa gerek yaptığı görüşmeleri, konuşmaları reddettiği dahi söylenir. Bu kitabı yazan yazar bu hususlardan olacak ki bazı yerlerde kendi düşünceleri ile değerlendirmeler yapmaya çalışmış. Sezai Karakoç’un gizemliliği ve kendine has tavrı nedeniyle üstü kapalı yerlere açıklık getirmeye çalışmış olsa da şahsen beni rahatsız etti. Bu kadar değerli bir şahsiyetin hayatı anlatılırken çok dikkatli ifadeler kullanılmalı, yanlış anlaşılmaya müsait ifadeler kullanılmış. Yine de şunu bildirmek isterim ki, Sezai Karakoç’un fikri yapısını anlamak adına güzel bir kitap. Tabii Hece yayınları kadar değildir, onların nasıl ciddi bir çalışma ile hazırladığına şahidim, bu yüzden bundan sonra önceliğim orası olacak.