·496 syf.····Okunma: 16 Mayıs 2021 18:31 Gün Işığım, ismi ve kapağıyla beni kendine çeken bir kitaptı. Alma sebebim buydu, konusunu bilmiyordum. Hayatımda umut ışığım olan biri vardı ve bu kitabı görür görmez aklıma o gelince almam gerektiğini düşünmüştüm. Kitabı okuduğum için mutluyum, bu gereksiz bilgilerden sonra incelememe geçebiliriz.
Gün Işığım, hayatında hep bardağın dolu tarafına odaklanan, Pollyanna gibi dolaşan bir kadının; Kate Sedgwick’in hikayesi.
Kitabın yarısına kadar çok öfkeli ve cringe ola ola okudum. Çünkü Kate Sedgwick çok fazla insanların işine burnunu sokan biri. Kitapta bazı kısımlarda bodyshaming, slutshaming var. Bulimiya hastalarını suçlayıcı ifadeler de barınıyor, sanki hastalıkları kendi ellerindeymiş; hastalık değil de sanki bilerek yapıyorlarmış gibi. Bu yüzden çok öfkelendim kitaba, yazara, karaktere.
Kitapta çok fazla diyalog var, gereksiz derecede uzun bazı diyaloglar. Okurken bazı kısımlarda hızlı hızlı geçtim diyalogları, iki sayfayı 20 saniyede okuduğum bile oldu bu yüzden. Dediğim gibi, kitabın yarısına kadar gerçekten çok sıkıldım, sinirlendim, bunaldım.
Kitap bence yarısından sonra açılıyor, karakterlerin sırlarını; travmalarını, dramlarını okumaya başlıyoruz çünkü. Yarısından sonra ne olacağını bilseniz dahi okumaya devam ediyorsunuz bir umutla. *Spoiler, okurken bir ara “Kate artık ölür müsün?” diye sızlanmaya başlamıştım*
2015 yılında yazılmasına rağmen içinde eşcinsel bir karakterin olması, nefret suçlarından bahsedilmesi vs hoşuma gitti. Down sendromundan bahsedilmesi de hoştu. Gabriel’dan hikaye sonuna doğru bahsedilmemesine üzüldüm. Kate ona bir veda edebilirdi bence.
Kitaptan sonlara doğru Twilight havası almaya başladım. Jacob ve Edward’ın Bella konuşmalarının neredeyse aynısı diyebileceğim Keller ve Gus konuşmaları vardı.
Gün Işığım, insanlara hayatın güzelliğini; yaşamın değerini anlatmaya çalışan bir kitap. Güzel bir kitaptı, klişe bir kitaptı. Belki ortaokulda olsam 10/10 verebileceğim bir kitap olabilir ama lisede olmama rağmen ben bu kitaba çok katlanamadım. Şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitap değil, kafamı dağıtmak için okumuştum ben. Kafa dağıtmalık okunabilir belki; fakat kitap gereksiz yere çok uzun. O yüzden okunmasa da olur bence.
Kitaba 5/10 verecektim, 6 olmasının sebebi yarısından sonra yaşanan olaylardan. Dram ve kaosu seven biriyim maalesef, kaptı benden bir puan daha.
Gün Işığım, yaşama bakış açınızı değiştirebilecek bir kitap; fakat çok değil. Kitabın işlenişi belki biraz farklı olsa beni etkileyebilirdi. Bu şekliyle vasat bir kitap maalesef. Gene de devam kitabını merak edip alacağım, ne zaman bilemem.
Bu inceleme size çok yardım etmemiştir belki kitap hakkında, kitabı okurken ben de sizin gibi hissediyordum da ondan.
İyi günler.
Ekleme: Aspendos çevirirken biraz daha dikkat etseymiş keşke. 5 cümleden 3’ünün “dostum” ile başlaması çok sinir bozucuydu. Tamam, kitabın çeviri olduğunu biliyoruz da bu kadar da çeviri olduğunu hissettirmeseydiniz keşke.