İŞTE GERÇEK AŞK!
10/10
·347 syf.··
2020 15. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 15:33
Yağmur Sonrası yıllar önce büyülenerek okuduğum bir eserdi. Ve hâlâ daha keyifle okuyorum diyebilirim. İnsanı kendisine bağlayan hoş bir yanı var. Hikâyemiz 2. dünya savaşı sırasında geçiyor. Anne Calloway 2. dünya savaşında Bora Bora adasına görev yapmak için giden hemşireler arasındadır. Kendisi aslında evlenmek üzeredir fakat en yakın arkadaşı aniden savaşa katılacak hemşireler arasına girer ve Anne onu yalnız göndermek istemez. Birden kendilerini evlerinden uzakta bir adada bulurlar. Anne en yakın arkadaşı Kitty'ye göre daha garantici, daha gerçekçi, daha olgun birisidir. Hayatını tamamen geleceği düşünerek yaşayan insanlardandır. Kitty ise daha çok "anı yaşa" kafasındadır. Her ne kadar farklı olsalar da aslında bu farklıklardır onları birbirine bağlayan. Anne savaşın ortasında geride kalan yaşamını düşünürken aniden kendisini gerçek aşkın ortasında bulur. Öncelikle buna ihtimal olmadığını düşünür ve evden gelen mektuplar onu bir nebze kendine getirir fakat zamanla o da kendisini aşka bırakır ve korkularla, heyecanlarla dolu mükemmel bir aşk yaşar. Evden gelen mektupların da geç gelmesi onu bambaşka aşka doğru sürükler. Westry Green gerçekten Anne Calloway için gerçek tutkunun ta kendisidir. Savaşa gitmeden önce evlilik konusunda kararsız olan ve gerçek aşkı hissetmediğini düşünen Anne, Westry'de gerçek aşkı bulduğuna emindir. Fakat Westry de onunla aynı fikirde midir? Hikâye ilerledikçe savaş ve aşkın heyecanını hissediyoruz. Bir süre konu basit bir aşk hikâyesini andırsa da aniden gerilimler başlıyor ve Anne iki seçenek arasında kalıyor. Aşk mı adalet mi? Eskiden her zaman gerçekçi olan Anne için karar belliydi fakat gerçek aşk onu hiç düşünmeyeceği kadar değiştirmişti. Hikâye her ne kadar bir aşk üzerinden ilerliyor gibi gözükse de aslında daha pek çok konuyu da içeriyor. Dostluğun ve dost ihanetinin, yanlış kararların hayata olacak etkilerinin, hiçbir zaman umudu kesmemenin değerinin kitapta çok derin bir şekilde anlatıldığını düşünüyorum. Her okuduğumda bambaşka bir yerinden etkileniyorum. Sarah Jio çok eskiden severek okuduğum bir yazardı. Kitap okumaya tekrar başladığım dönemde tesadüfen onun aşk romanlarına sarılmış ve hepsini okumuştum. Benim liseden önceki dönemimde edebiyata dönmemi Sarah Jio sağlamıştı diyebilirim. Bu sebeple de kendisine aşırı bağlıyımdır ve her kitabını ilk çıktığında okumaya çalışırım. Birkaç kitabını (birazcık) beğenmesem de Yağmur Sonrası her zaman sevdiğim, okurken kendimi yabancı hissetmediğim bir hikâye oldu. Bu yüzden de yıllardır hep severek okudum. Aslında Sarah Jio'yu bu kadar sevmemin bir sebebi de sanırım kitaplarına sevdiği her şeyi koymasıydı. Kitaplarında kendi favori şarkıları, kitapları, cümleleri hepsi bulunuyor ve bu bizi hikâyeye daha iyi bağlıyor. Okurken kendimizi hikâyenin içinde buluyor, biz de aynı şarkıları dinleyip aynı şeyleri hissediyoruz. Günümüz yazarlarından sevdiğim nadir birisi olması sebebiyle genellikle önermeye çalışıyorum. Eğer aşkı hissetmeyi, okumayı seviyorsanız Sarah Jio'nun kitaplarına bir göz atmanızı tavsiye ediyorum.
Aşk
Yağmur SonrasıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201320,6bin okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.