Adı:
Yağmur Sonrası
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
347
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759996741
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Bungalow
Çeviri:
Duygu Parsadan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
2. Dünya Savaşı'nın tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet...

Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa?

Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adası'ndan adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar.

1942 yazında, 2 Dünya Savaşı'nın en hararetli zamanında Bora Bora Adası'nda görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk... Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Green'e karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar... Savaş rüzgarlarıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek mi?

Ya siz, araya zaman, mekan, kişiler girse de gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz?

Yağmur Sonrası ile tutkunun zaman tanımayan öyküsünü okurken, gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız.
(Arka Kapak)
Bir çok kitap okudum ama şimdiye kadar hiçbir kitaptan bu kadar etkilenmedim.okuduğum en güzel kitap diyebilirim içinde; aşk,arkadaşlık,dostluk,ihanet ve daha birçok duygu seli bulunmaktadır.hiç olmasını beklemediğim şeyler karşısında fazlasıyla etkilendim.okunmasını kesinlikle tavsiye ederim,özelliklede aşk roman severleri göreyim sizi...
Bu benim ilk incelemem biraz endiseleniyorum aslinda belkide hosunuza gitmeyecek ama ben bu kitap icin oyle cok inceleme yapmak istiyorum ki cunku butun duygulari bu kitapta yasadim. Ve bunu bana oneren balima Hilal’ime ( Hilal )cok ama cok tesekur ederim. Ve benimle bu kitabi okuyan Tugba’ma ( Tuğba Karaca )da cok tesekur ederim.️ Neyse cok uzatmadan geceyin :)

Bu kitap gercek aski anlatiyor, hic inanmasamda aska ama bu kitap oyle cok guzel anlatmis ki gercek askin ne kadar guzel yasandigini anlatiyor.

Icindeki onde olan karakterlerden biraz bahsetmek istiyorum sonrada hakkinda yazilar yazmak istiyorum.
Jennifier, Anne nin torunu.
Gerard, Anne nin nisanlisi ve evlendigi adam.
Anne karakteri bu kitabi onun dilinden yaziliyor.
Westry, Anne ya asik olan ve onu onur boyu bekleyen kisi.
Kitty, Anne nin soz de en iyi arkadasi.
Mary, ve Stella, savas alaninda tanistiklari hemsireler.

Roman soyle basliyor, Ada dan, Anne ye gelen bi mektupla basliyor.
Anne adaya gitmeden once Gerard ile nisanli ama Kitty nisan gunu geliyor ve diyor ki Anne ya, “sen evlenip beni birakacaksin, bende savas alaninda yardima ihtiyaci olanlarin hemsireligini yapicam” diyor ve bunu duyan Anne, sok oluyor ve oda Kitty ile birlikte gitmeyi kabulleniyor. Oraya gittiklerinde, Kitty orada olan albayla ve Lance ile ilgili oluyor ve bunlarin ikiside aslinda kotu karakter olan kisiler. Sonra Anne da Westry asik oluyor ve Westry de ona. Aradan zaman geciyor ve Anne artik ordan ayrilma zamani geliyor ve geri donuyor. Ama bunlarin aski cok buyuk bi ask oluyor iksiide birbirine bekleyecellerini soyluyorlar. Gerard ile nisanlanip bi hafta icinde evlenmeye karar veriyorlar. Sonra Mary ariyor Anne yi ve diyor ki acilen Parise gelmen gerekiyor cunku Westry olabilir onu gormen lazim diyor. Bi sekilde gidiyor oraya hastaneye giriyor ve Kitty diyor ki “uzgunum ama seni gormek istemiyor” ve Anne cok kiziyor iksinede ve cani cok yaniyor ve gidiyor ordan. Gerard ile evleniyor. Sonra zaman geciyor ve bi mektup ulasiyor ellerine Jennifer ve Anne savas olan yere gidiyor.

Ben boyle aralari atlayarak anlattim evet ama inanin ki okumaya basladiktan sonra neden bitti kitap diye uzuleceksiniz.

Ben bu kitabi okudugumda, butun duygulari ayni anda yasadim, yeri geldi guldum, agladim, sasirdim, mutlu oldum, ve cok asiri sekilde kizdim (Kitty’e).... butun duygulari bi araya gelen bu kitabi bence herkes okumali.

Ver gercekten herkeseee ama herkesee Siddetle oneriyorum🤗
Yağmur Sonrası'na klasik bir aşk romanı olarak bakmak haksızlık olur. Temelde aşk, ihanet ve umut üzerine kurulu bir roman gibi görünen kitapta işlenen savaş olgusu konuya apayrı bir tat vermiş. Savaşın insan hayatını hangi boyutta ve ne kadar olumsuz etkilediği noktası her sayfada kendini hissettiriyor. Sarah Jio, okuru hiçbir zaman yormayan o kendine has üslubunu ve aşk, savaş, dostluk gibi nice olguyu bu kitapta harmanlayarak olayları, durumları son derece akıcı ve etkileyici bir biçimde sunmuş.

Konunun II. Dünya Savaşı yılları ve günümüz olarak iki aşamalı şekilde anlatıldığı kitapta ana karakterimiz Anne Calloway. Varlıklı bir ailenin kızı olan Anne hemşire ve savaş sırasında ülkesine yardımcı olabilmek için geride nişanlısı ve ailesini bırakarak kilometrelerce uzağa Bora Bora Adası'na gidiyor. Ada hayatının ilk gününden son gününe ve yıllar sonrasına ait olayların anlatıldığı kitap sadece tutkulu bir aşkı anlatmıyor savaşın insana neler kaybettirebileceğini de gözler önüne seriyor.
Savaşın ortasında bir aşk hikayesi. Yaz sıcağı. Kavurucu sıcak rüzgarlar. Esrarengiz bir kulübe. Ve ilginç bir tablo. Radyodan gelen cılız bir frekans. Ve çok güzel bir ada... Birde delicesine sevmiş iki insan...
Çok güzel ve okunmayı hakeden bir hikaye olmuş...
Savaşın ortasında yaşanan bir aşk hikayesi.. Bazı yerlerinde insan bir tuhaf oluyor. Savaşı hissediyor resmen.. O sırada aşk içinizi ısıtabiliyor herşeye rağmen..
Yakın arkadaşlıklar, aşk, savaş, hüzün.. Hepsini bir arada bulabileceğiniz bir kitap. Ben hikayeyi oldukça beğendim. Özellikle sonunu.. Ve tabiki yine ağladım :)
Herkese tavsiye ederim. Sarah Jio'nun kitaplarını sevdim açıkçası.. Bakalım diğerleri nasıl olcak.. Emeği geçen herkese teşekkürler. Özellikle çevirisini yapan Duygu Parsadan'a..
Keyifli okumalar:)
Başta anlamakta güçlük çekebilirsiniz. Bi ileri bi geri. Ama çok güzel bir kitap. Aşk, nefret, dostluk, gizem ... hepsi var. Sonu mutlaka şaşırtıcı.
Bence sarah jio'nun diğer kitaplarına nazaran en iyisi bu idi. Tür aynı, üslup aynı, konu farklı ama hep aynı sürükleyicilik. Sadece tek bir kişiye aşık olunabileceğini ve diğerlerinin sadece teselli olduğunu çok iyi anlatıyor.
Bu kitapta sevginin bir üst seviyesnini kıskançlık olduğun anladım. Bir erkeğin ne kadar vefalı bir aşık olabileceğini ve bir kadının da gururna yenik düşmesini aşkta gurur olmayacağını anlıyorum.
Sarah Jio yine mükemmel bir kitap sundu bizlere. İlk başlarda okunması zor olmuştu bana ama sonlara doğru gayet akıcı olmuş ve sorulara cevap vererek son buldu. Biraz sizlere kitabın konusundan bahsedeyim. Sıradan bir hayatı olan (nişanlı) bir genç kızın ne yapacağını bilememesi ve biraz da hayatında macera olmasını istemesi üzerine başlamıştı her şey... En yakın arkadaşının savaşın ortasında bir adaya hemşire olarak gideceğini söylemesiyle bizim Anne'ye de fırsat doğdu. bir yıllığına izin isteyip gitmişti adaya... Orada aradığı aşkı bulmuştu yanı sıra da ihaneti, yalanları, yalnızlığı... Ve bir de cinayet olunca ya adaleti seçecek yada aşkını...Aklında birçok güzel anlarla ve sorularla dönmüştü evine. Ama hiç bir şey bıraktığı gibi değildi... Gerisini de siz okuyun :)
Aşk romanlarından pek haz etmem ama bu kitap aşkta ikinci şansın her zaman olduğunu gösterdi. Kitabın arkasında şöyle bir soru var; Ya siz, araya zaman, mekan, kişiler girse de gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz? Sanırım buna cesaret edemezdim ama gerçek aşkı tatmayı çok isterim.
Kitabı beğendim sizlere de tavsiye ederim.
Sarah Jio eserlerinden okuduğum en güzeli Yağmur Sonrasıydı.Çok etkileyici bi aşk hikayesiydi hala etkisindeyim çıkamıyorum, keşke kavuşmaları daha erken olsaydı.
Düşük riski ile yatmış bir arkadaşıma, aynı sorunları paylaşan bir başkası sormuştu, "sence ne okumalıyım" diye, cevap netti, "kesinlikle Sarah Jio". Olay tamamen bu. Ne anlatırsa anlatsın, konu ne olursa olsun, kitaplar size sarı sıcak hisler bırakıyor. Okurken illlaki sımsıcak sarı bir güneşin altında imiş gibi içiniz ısınıyor.Kitap bittiğinde ise, bir oh çekiyorsunuz. "İyi ki okudum" diyorsunuz.Yağmur sonrası aslında dramatik bir kitap, çoklarını da ağlatmış. Ben de bu hisleri pek uyandırmadı ama hislerim belli. "İyi ki okudum"
Dışarıda çılgın bir dünya var...

Savaş... Yalanlar... İhanet... Hüzün... Hepsi de dört bir yanımızda
Yoksul ailelerin erkekleri milli bir amac uğruna savaşmak zorundayken, ayrıcaklı bir azanlığın anlamsız sebeplerden ötürü bir kenara sıyrılması hiç adil değildi.
"Ve kalbinin sesini asla kulak ardı etme. O sesi dinlemek canını yaksa ya da aklını karıştırsa bile. "
"Anne, seni dünyadaki her şeyden, her şeyden çok sevdiğimi şimdiye dek anlamış olmalısın. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yağmur Sonrası
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
347
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759996741
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Bungalow
Çeviri:
Duygu Parsadan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
2. Dünya Savaşı'nın tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet...

Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa?

Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adası'ndan adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar.

1942 yazında, 2 Dünya Savaşı'nın en hararetli zamanında Bora Bora Adası'nda görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk... Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Green'e karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar... Savaş rüzgarlarıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek mi?

Ya siz, araya zaman, mekan, kişiler girse de gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz?

Yağmur Sonrası ile tutkunun zaman tanımayan öyküsünü okurken, gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 3.845 okur

  • İrem Kaya
  • Nurcan Abanuz
  • Arife
  • Hülya
  • hilal Subaşı
  • Emrah Kazan
  • Nazlı Boyraz
  • meçhul.
  • Yağmur Çetinkaya
  • Sema Dağcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.3
14-17 Yaş
%17.5
18-24 Yaş
%20.9
25-34 Yaş
%20.3
35-44 Yaş
%23.5
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%93.4
Erkek
%6.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.9 (516)
9
%17.4 (195)
8
%15.4 (173)
7
%10.9 (122)
6
%4.7 (53)
5
%2.4 (27)
4
%1.9 (21)
3
%0.8 (9)
2
%0.3 (3)
1
%0.4 (4)

Kitabın sıralamaları