9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Sonunda kitabı bitirip buraya bir şeyler karalayabildiğim için çok mutluyum! İki Şehrin Hikâyesi benim için çok çok uzun süren bir okumaydı. İlk 300 sayfa akmak bilmedi ama son 200 sayfa o kadar heyecanlıydı ki bence tüm açığı kapattı. Kitabın neden bu kadar çok sevildiğini şimdi daha iyi anlayabiliyorum sanırım. İsminden de anlaşılacağı üzere olaylar Fransız Devrimi'nin olduğu zamanlarda Paris'te ve Londra'da geçiyor. Üstelik kitap şimdiye kadar okuduklarım arasında şüphesiz en iyi giriş cümlesine sahip. Hiçbir suçu olmadığı halde tam 18 sene boyunca karanlık ve küçük bir hücreye hapsedilen Dr. Manette eski bir dostunun yardımıyla kurtulur ve kızına kavuşur. 18 senenin verdiği tahribatlar sonucu Manette hiçbir şey hatırlamıyor, kim olduğunu bile bilmiyorken biricik kızı Lucie'sinin sevgisi sayesinde iyileşmeye başlar. İlerleyen kısımlarda tesadüfen yollarının kesiştiği eski bir Fransız aristokrat olan Darnay ile Lucie evlenecektir. Fransız İhtilalinin de gerçekleşmesi sonucu sebepsiz yere giyotine kurban giden bir sürü masum can, şimdiye kadar soylular tarafından hep ezilip hor görülmüş halkın dirilen öfkesi ve intikam arzusu kitabı sarıp sarmalayacak, siz de bu durumun karakterlerimizin hayatlarına etkilerini heyecanla okuyacaksınız bence. Kitabın başlarında öyle ince detaylara girilmişti ki dürüst olmak gerekirse hiç sevmeyeceğimi, hayal kırıklığına uğrayacağımı düşünüyordum çünkü çok sıkılmıştım. Ama ilerledikçe detayların birçoğunun anlam kazandığını, her birinin bir şey ile bağlantılı olduğunu fark ettim; bu beni gerçekten çok etkiledi. Kitabın sonu düşüncelerimin çok dışında gelişti ve okurken beni o kadar heyecanlandırdı ki tamamen ters köşe oldum. Okuyacak olanlara önerim sadece biraz sabırlı olmaları. Başlarda sıkılsanız da bırakmayın çünkü kesinlikle okuduğunuza değeceğini düşünüyorum.
İki Şehrin HikayesiCharles Dickens · Koridor Yayıncılık · 201676,6bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.