·80 syf.····Okunma: 19 Mayıs 2021 07:56 Zweig okumak isteyince ilk olarak “Amok Koşucusu”nu önerdiler. Yazarın en iyi kitaplarından biri imiş. Ve bilin bakalım ben ne yaptım? Elimde bu bilgi olmasına rağmen gidip 2 farklı kitabını okudum ve ikisini de sevemedim. Amok Koşucusu’nu da okuyup zirvede bırakmayı planlıyorum.
Kitap bana daha çok bir zengin bebe şımarıklığı gibi geldi. Zenginliği aileden gelen ve emek sarf etmeden, çalışmadan, yaşayıp giden bir adamın rutin hayatından sıkılması ve bir günde yaşadığı uyanış diyebiliriz özetle. Fakat yaşanan değişim , bir biletin üstüne yatmakla başlayan o egoist kendine uyanış, çok havada kaldı sanki. Birdenbire aydınlanması, fakir teba bulsun diye yerlere bile !!! para atarak eve gelmesi çok geçmiyor insana...
Zweig ikinci novellasını okudum. Açıkcası kitapların matematiği de sıktı beni. Tek kişinin ağzından, neredeyse 0 dialog, uzun betimlemeler, bazen tek cümle gibi paragraflar ve sürekli bir insan psikolojisi çözümleme işi.... (Yazar insan psikolojisi konusunda baya çalışmış, bu konuya takıkmış, hatta Freud ile yazışmaları da mevcut.)
Sorun Zweig’de degil bende. Uzun betimlemeleri bir türlü sevemeyen, sıkılan ruhumda... Kısaca 69 sayfa kitabı ancak 3 günde bitirdim. Herkesin methiyeler düzdüğü kitap bana çok hitap etmedi.