Puan vermedi·124 syf.····Okunma: 21 Mayıs 2021 16:36 Yarın asarız kendimizi, Godot gelmezse. —Ya gelirse? —Kurtuluruz.
Godot'yu beklerken 1969da Nobel ödülü almış ve modernizm türünde yazılmış ilk kitaplardandır.
‘’Godot’yu beklerken’’ iki perdeden oluşan piyes, düzyazı o dönemde yazamadığı için kafayı dağıtmak amaçlı yazılan bir oyundur diye söylüyordu yazar.
Estragon ile Vladimir, iki arkadaş, zaman onlar için bir bataklıktır ve onlar bu bataklıktan çıkamıyorlar, onların çok beklediği Godot da bir türlü gelmiyor. Kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapamıyorlar, gelecek onlar için yok, intihar bile akıllarına geliyor ama harekete bir türlü geçemiyorlar. Pozzo ve Lucky, bu tuhaf ikilinin arasında bey-uşak ilişkisi ve Pozzo’nun emrivaki konuşmaları sürüp devam ediyorlar . Fakat Lucky’nin sözde dilsiz ve köle olup sonra olan monoloğu okuduğumda hiç de dilsiz sınıfa koyamadığım ,hatta köle düşüncesini göremedim.
Beşinci oyuncu Godot ile ilgili haberi getiren çocuktur. O masum, temiz ve yalansız biridir.
Oyunda ki ağacın belli bir coğrafyadan ayırt edilebilecek bir özelliği olmadığı için dünyanın neresinde olursa ve ne zaman olursa olsun Godot’yu beklemek mümkün gibi görünüyor.
Lucky’nin boynuna geçirilmiş ip Pozzo ‘nun elinde kalması sömüren ve sömürülenin arasında ki bağı simgelediğini düşünüyorum.
Peki Godot?... Kimdir Godot? Hepimizin beklediği, bilhassa İsmail Abinin beklediği o gemidir Godot. Umuttur, gelirse yaşamaya sebeptir, yokluğu bile bir varlıktır Godot. Hayallerdir, gerçekleşse ne olacağını bilmediğimiz. Gelse tamamlanmış hissedeceğimizdir Godot.