#okudumbitti
#YaşarKemal
#ÇakırcalıEfe
#181sayfa
#MayısAyı7ciKitap
Evvett bu ayda bir Yaşar Kemal eseri bitmiş oldu. Bir süre kitap almama kararım sanırım bozulacak çünkü elimde önümüzdeki ay için bir Yaşar Kemal eseri yok.. Neyse bakacağız artık.
Çakırcalı Efe okurken insana İnce memed'i anımsatıyor. En azından bana anımsattı. Yaşanan yine zulüm, ağalık düzeninde baskı altındaki köylü, haksızlıklara karşı bir başkaldırı vs... Mekan farklı yaşamlar hemen hemen aynı. İnce Memed'le Çukurova'nın dağlarında gezinip baskılara başkaldırırken, bu kez Çakırcalı ve çetesiyle ege dağları oluyor mesken tuttuğumuz yerler...
Ben ustanın kalemini çok seviyorum.. Bu kitabı okurken Çakırcalı için o kadar değişken bir ruh haline bürünüyor ki insan. Bir ara çok seviyorsunuz Çakırcalı Efeyi, bir an yaptıklarını sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Bir insanın 1081 kişiyi öldürdüğünü düşünün. Biran nasıl olabilir diyor değil mi insan? Baskıya karşı zayıfın, haksızlığa karşı haklının, dayak ve işkenceye karşı köylünün ve yoksunluk mücadelesinde yoksulun yanında duruşu ile yine de kendini sevdiren bir Eşkiya.. Peşine düşen takibini yapan kumandanların bile saygısını kazanacak kadar yiğit, mert bir adam.
Kitapta beni en çok etkileyen çakırcalının ilk yaralanışında kurtaramadığı Kara Ali oldu. Calla spoi olacak ama napimmm, ipe giderken bile çakırcalıya olan o güveni insanın tüylerini ürpertiyor. Ah be keşke böyle olmasaydı diye diye bitti kitap. Neyse kitaptan şu alıntı ile bitireyim yorumu
" Efe ne kadar yiğit olursa olsun, kurşundur sonu"