İLK KİTABIM OLSAYDI BAŞKA KİTAP OKUMAZDIM!
Puan vermedi·240 syf.··
2021 53. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2021 16:22
Şayet ilk kitabım bu kitap olsaydı başka kitap okumazdım, bundan sonra okuyacak mıyım? evet orası ayrı.. Okumazdım diyorum çünkü eserleriyle kendimizi geliştirdiğimiz tüm yazarları bu kitapta görmek içler acısı! Yazının devamında yazarların ismine iyi bakın, şaşırmamak elde değil. Oscar Wılde, Victor Hugo, İvan Turgenyev, Moliere, Emile Zola, Gustave Flaubert, Anton Çehov, Stendhal,Balzac, Thomas Hardy, Alexandre Dumas (baba), Alexandre Dumas (oğul) ,Adolf Hıtler,LA FONTEINE, Goethe, Marcel Proust, Nietzsche, Woody Allen (o), Elizabeth Taylor (o) Mark Twain ve daha nice yazar/düşünür/ünlüler.. Yazar; 'Evet, affet beni anne!.. Biliyorum ki –sen başta olmak üzere– binlerce kadın, bu kitabı görür görmez beni ihanetle suçlayacaksınız. Ben de sizin gibi kadın olduğum halde, bu tür ateşli bir antifeminist bildiri yayımlamaya cüret ettiğim için beni “dava”ya ihanet etmekle suçladığınızı daha şimdiden duyar gibiyim. İhanet ne kelime? Vahşi bir saldırı! Savaş ilanı! Gözü kapalı bombalama eylemi! İnsanlık suçu' diye başlıyor kitaba. Kitapta alıntı yapılan cümleler çok normalmiş fakat buna tepki vermek vahşi bir saldırıymış gibi bahsetmesi ne kadar garip! Her sayfasında, her cümlesinde kadının mal olduğundan, yemek, çocuk ve temizlikten başka bir görevi olmadığından, ha bir de kocasına inanılmaz cinsel cazibeler sunması gerektiğinden bahsediyor. Kitapların, okulların, bilgi araştırmanın yalnızca erkeğe özgü olduğu ,okuyan kadının erkekleştiği ve daha niceleri. Her görevi kadına yükleyen, kendi kalıbından çıkmaya korkup penisi var diye kendini üstünü gören BU ZİHNİYET, hem yemekte, hem cinsellikte, hem çocuk sahibi olmakta kısacası yaşamsal faaliyetlerini sürdürmekte kadına ihtiyacı olduğunun farkında değil herhalde! Bu insanların başka işleri yok muydu da bu kadar kadını küçümseyecek felsefelere giriştiler diye düşünmeden edemiyorum. Her seferinde kadının sadakatsizliğinden, eşini aldatmasından, yalan söylemesinden ve dedikodudan başka bir şey yapmadığından yakınıyorlar fakat 'metresi olmayan erkek erkek değildir' felsefesinden geri kalmıyorlar. Yalandan dedikodudan bıkmalarına rağmen kadının kitap okumasına karşı çıkıyorlar. Çirkin kadın ölmeli diyorlar fakat o çirkin suratlarına rağmen inanılmaz güzel kadınlardan ilgi bekliyorlar. Kadınlar para için bizimle birlikte diye yakınıp kadınların sadece seksiliğini umursuyorlar. Okurken, 'nasıl böyle düşünür insan ya?' diyorum, 'çook eski zamanlar, geri kalmışlardır' desek, o zamanın eserleri hiçte geri kaldıklarını göstermiyor. Ayrıca çoğu cümle 1900lü yıllara ait. 'Erkek oldukları için empati yapamıyorlar' (ki bu saçma bahane sunulamaz bile) desek, kadın yazarlar bile bu düşüncede! Netflix Eğlenceli Tarih Dersleri belgeselinin Feminizm bölümünde, feminizmin yeni dalgalandığı dönemlerde yapılan sokak röportajlarında, bazı kadınlarının kalıbından çıkmaya korktuklarını net bir şekilde görmüştüm. Dışarı çıkıp adım atmaya korkan, çocuk bakmaktan başka bir hayat verilmemiş kadınların kendini savunmaya bile artık gereksinim duymaması ne kadar acı. Biz para kazanamayız ev işleri yapmak için varız demekle ne kadar kendilerini aşağıladıklarını bilseler! Kendi gereksinimlerini yapmanın artık bir lütuf olmadığını, yemek-temizlik-çocuk bakmanın vs erkeğin de temelde yapması gerektiği konusunda ne zaman anlaşacağız? Kadının isterse ev hanımlığını isterse çalışma hayatını seçebileceğini, çocuk büyütmenin inanılmaz kutsal olduğunu hatırlatmaya gerek yok fakat çocuksuz kadın kadın değildir demek nasıl bir zihniyet? Kadın sadece koca ve çocuğundan mı ibaret? Yazacak çok şeyim var. Fakat kadının sadece diğer bir cinsiyet olduğunu, üstünlük-eziklik gibi bir durum olmadığını, sadece yeteneklerimizin farklı olduğunu anlamınızı dilerim. 'Hayır'ın aslında hayır demek olduğunu, kadının nazlanmadığı, kadının görevi şudur, şöyle olmalıdır diye cümle kurmamanızı, İNSANLARI kalıplara koymamanızı dilerim. Size ihanet etti, yalan söyledi, anlaşamadınız diye İNSANLARA şiddet kullanmanızı değil iletişimi kesmenizi öneririm. Bir insana baktığınızda kadın mı erkek mi, siyah mı beyaz mı, müslüman mı hristiyan mı diye düşünmek yerine güzel dostluklar edinmenizi, birbirinize fayda sağlamanızı, fikirlere kıyafetlere, yönelimlere bakmamanızı isterim. Kadın hakkından ziyade İNSAN haklarını umursayın, gerisi gelecektir. İyi okumalar dilerim. Tabii bu kitap için böyle bir şey mümkünse.
1000k
Kadın Düşmanı SözlükAgnes Michaux · Can Yayınları · 2011137 okunma
·
313 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.