Tolstoy,,Kreutzer Sonat'a Alternatif Bakış
7/10
·112 syf.··
2021 4. kitabı
Merhabalar;Bu kitap okuduğum son Tolstoy kitabı. Bütün majör kitaplarını okudum ama inceleme yazmaya yeni başlamamın nedeni yazarın biogrofisini bilmeden yazılan incelemeler yüzeysel, yersiz ve yetersiz olacağından okuyanların kafasını karıştırmamak için yazmadım. Ayni anda Henry Troyat'ın Tolstoy Biografisini de okuduğum için, Önce Kreutzer Sonat'ı sonra da biografideki Kroyçer Sonat'ı okuyup incelememi yazmak istedim. Töre romanı mıdır bu ? Dünyaya karşı bir yergi midir ? İtiraf mıdır ? Kanaat ve inanç açıklaması mıdır ? Kroyçer Sonat bunların hepsidir. Pozdnişev ile Tolstoy arasında görünürde hiçbir benzerlik yoktur. Ama roman kişisinin geliştirdiği teoriler yazarın görüşlerini öyle yansıtır ki cinayet haricinde olanlar otobiografik bir görünüm arz eder. Tabi bu eserin yazılmasından önce yazarın yaşamı, düşüncelerinin evrildiği noktalar ve rusyanın sosyo politik devinimi, ve bolşevik devrime uzanan son yüzyılı birazda olsa bilmeye gerek olduğunu düşünüyorum. Arzamas gecesi diye bilinen yazarda ölüm korkusunun yerleştiği bir olay ve sonrası, Savaş ve Barış'ın yazılması ve Anna Karenina'ya kadar olan süreç, Sanat ve inanç, Şehrin korkunçlukları ve sıradan insanların çekiciliği, Azizlik eğitimi süreci var.. Savaş ve Barışta Aile mutluluğunu öven yazarın, kadık ve evlilik düşmanı olması arasındaki boşluk başka türlü anlamlandırılamaz diye düşünüyorum. Şehri ve şehir yaşamını nehy eden, sıradan insanlarla birlikte yaşamak ve El emeğinin ( kol gücü) ile yaşamanin, başka insanlara yük olmamak ve başkalarına sürekli fadalı olmak erdemlerinin peşinde koşan ve her Kâdim bilge gibi, Hakikâti arayan yani Zamandan ve mekândan münezzeh olanı yani Tanriyı arayan ve bu arayışta sistemin ve kilisenin insanlara dayattıği akildan ve düşünceden yoksun devlet zulmünü yadsiyan ve insanları uyuşturmaya yarayan araç gereç ve tahakkümlerle savaşan bir Aziz ile sosyete yaşamı, getirdikleri, ayricalikları ve dünayaya getirdigi çocuklara rahat ve komforlu bir yaşam sürdürmeye çalışan daha kızt zekâlı ama sıradan da olmayan bir kadının mücadelesidir temelde. Tolstoy'un bedeninde herdaim bir şehvetperestle bir azizin mücadelesi süregelmiştir. Son çocugu Tolstoy 60 yaşinda iken olmuştur. Kroyçe Sonat'ı okumuş olanlar ya da okuyanlar, t1olstoy'un aşk hayatına bir göz atabilseler, onu iyi ve neşeli kılanın ne olduğunu görebilselerdi, taptıkları kişiyi üzerine koydukları kaideden aşağı atarlardı. Tolstoy, evlilik dışındaki cinsel hayatı kesinlikle doğru bulmaz, gerçek hayatta kendisi yapmiş midir ? Sayisiz kez gayri meşru cocugu olduğu bile söyleniyor. Evlilikte ise sınırli olmalı, amacı çocuk dünyaya getirmek olmalidir der. Hayatınızın amacı evlilikte mutluluk değil, ama dünyaya daha fazla aşk ve hakikat getirme isteği olmalidir. Çiftler bu görevde birbirlerine yardim etmek için evlenirler. En egoist ve iğrenç yaşam, hayatin tadini çıkarmak için evlenen iki insanin yaşamidir. En yüce yönelim, hayatını Tanrı'nın hizmetine sunmuş olan ve bunu daha iyi başarabilmek için bir kadınla evlenen bir erkeğin yönelimidir. Tolstoy hoşa gitmek ve çocuk doğurmak için yaratılan kadinın amaçları dışına çıkınca canavarlaştığinı savunur. Ama yıllar içinde karısını Şehvetperestlik ve açgözlülükle suçlayacaktır.Karısının1885 yılındaki Dostoyevskinin dul eşi ile Petersburgtaki buluşmaşi ve konunun kitapların telif hakları vs gibi konulardan başka birşey olmaması, kendisinin aşağılandığı Kreutzer Sonatın( yayınlanmadan yasaklanmıştı), Tosltoyun tüm eserleri ile birlikt yayınlanması için Çar'a yalvarmaya gitmesinden bende tiksinmedim değil. Eğer Salome'yi tanımamış olsaydim. Bende kadinlar konusunda Tolstoy'un ağına düserdim şüphesiz. Evliliğin ve çocukların onu zorla şehre sürüklemesinden, her kadında olan anlık zevkler peşinde koşmanın, sefahat arzusunun ve bunu sağlamak için kocasinin servetinden başka birşey düşünmemesinden kaynaklı kırgınlığın, ve Sonyanin yanina yattığında saçindan ve vucudundan yayılan kokuya ve sıcaklıga teslim oluşunun yarattığı zevk ve tiksinti duygusundan kurtulamayaşının anlatildığı bir ironidir de aynı zamanda. Hoş bir kadın kendi kendine şöyle der: Adam bilge, zekin, erdemli ve bana boyun eğiyor, o halde ben bilimin, zekânın, erdemin üzerindeyim ! Mesajları net,direk hedefe doğru ve en ağır perdeden ama karşisında hitabinin muhattabi yok. Kitapta geçen,anlaticinin öldurduğu eşine, bekarlik yilllarindan kalan ilişkilerini yazdığı günlüğü okutması, doğan ilk çocuğu emzirme istememesi gerçek hayattan alintdir. Bizzat eşi Sonya ile yaşamıştır. Savaşı ve savaşın geçtiği yerleri aylarca gezen,etüd eden barışı ve barış zemini inceleyen ,keyfin değil keyfiyetin yazarıdır Tolstoy. Özellikle bibliofil ve ince kitap okuyucularina tavsiyem bir yazarin biografisini okumadan eser incelemenin hatali oldugu ve dunyanin en zor isinin okumak degil anlamak oldugunun anlaşılmasıdir. Çok şey yazabilirim ama dönenceye girecek artik hepinize iyi gunler dilerim.
Edebiyat
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Can Yayınları · 202013,6bin okunma
·
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.