·416 syf.····Okunma: 22 Mayıs 2021 15:58 Klasiktir, her kitabın bir zamanı vardır derler, haklılar. Daha önce hiç Peyami Safa okumamış olmak belki benim hatamdı ama bu kitabı okumak için doğru zaman bu zamandı. En son ne zaman bu kadar sürüklendim kitap okurken hatırlamıyorum. Ama bu kitap öyle bir etkiledi ki beni sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamadım. Bunun en büyük nedenlerinden biri kitabın üzerinde çokça durduğu "yalan" mevzusu. Yakın zamanda hayatımdaki büyük yalanlardan birini öğrendim. Yalana karşı hep hassasiyetim vardı ama kitapta yaşanan olayları, anlatılan hisleri bu kadar derinden hissetmemin sebebi kendi yaşantımda karşılaştığım durum olsa gerek. Tüm bu yan etkenler bir yana asıl konu Peyami Safa’nın ruhun en derinlerine attığı okun hiçbir zaman yönünü şaşmaması. Hep öyle yerlere değiniyor ki kitabı okurken yaşananlar karşısında şüpheden şüpheye koşuyor, bazı sayfaları şaşkınlıktan ağzınız açık çeviriyorsunuz. Şüphe, tereddüt, yalan, aldatmak, ruh, aşk yazarın bizimle en çok oynadığı alanlar. Duyguları bu denli güçlü geçirebilmesi beni çok etkiledi. Her karakter nevi şahsına münhasır olsa da başlangıçta okumaktan en çok keyif aldığım Besim ayrı yer etti kalbimde fakat yemek yemekle çok meşgul olduğundan olsa gerek kitabın büyük kısmında göremedim kendisini. Belki de kitapla ilgili olumsuz denebilecek tek eleştirim budur. Evet! Daha çok Besim. :) Samim ve Simeranya’sı. Meral’in Paris aşkı… Ferhat ve Selmin’in ilginç entrikaları. Böyle bahsedince aşkla, ihtirasla, entrikayla dolu bir kitapmış izlenimi verse de öyle görmeyin. Yaşanan tüm olayların Samim’in gözünden tahlil etmek büyük keyif haline geliyor. Bazı cümlelerde çarpılıyor, bazı tartışmalarda yönünüzü şaşıyorsunuz. Kitabın bende bıraktığı en net mesaj belki de şudur: Yalan, yalandır. Aşkta, dostlukta, arkadaşlıkta, ailede ve güven duygusunu yetiştirdiğimiz bütün ilişkilerimizde yalanı kendimizden olabildiğince uzak tutmalı. Girdiği her yeri altüst edecek güce sahip bir silah yalan. Kullanmamalı.
"Kaç defa yalvardım sana, Meral, beni yalanın mevzuundan, sebeplerinden ve neticelerinden ziyade kendisinin çıldırtabileceğini sana kaç defa anlattım. Aşkta masum yalanların suçlularından daha tehlikeli olduklarını, daha doğrusu, en iyi niyetli, fakat gizli tertiplere dayanan yalanın, masum veya suçlu hiçbir çeşidini aşkın tahammülü olmadığını anlattım."
Uzun bir süre Yalnızız kitabını övmeye devam edeceğim gibi duruyor. Bu canlı hissi özlemişim!