Gönderi

Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 01:59
Öncelikle bu kitaba benim için çok değerli bir insan sayesinde başladım. Belki de ilk kez inceleme yaptığım kitap bu yüzden budur. 'Sinemadan çıkmış insan' gibi olma diyerek bir çok söylemleriyle hayatıma yön veren o insana, görmeyecek olsa bile teşekkür ediyor ve fazla uzatmadan kitaba geçmek istiyorum. Yusuf Atılgan, baş karakterimize bir isim bile vermemiş. Kitapta C. olarak geçiyor. Kişinin ismi kendisiyle en az ilgili olan yanıdır diyor. Başlarda 'bu kim, ne anlatıyor?' gibi aklınızda soru işaretleri oluşuyor, alışma süreci geçiriyorsunuz ama sonrasında hiç zorluk çekmiyorsunuz. E farklı tarz bir kitap olduğunu ilk cümleden de anlayabiliyorsunuz zaten. Bay C. geçim derdi olmayan, babasının mirası sayesinde zengin (her ne kadar kendini böyle nitelendirmese de) bir aylak. Hep bir yere geç kalmışlık hissi taşıyan ve her gün sokaklarda gerçek sevgiyi, gerçek aşkı arayan biri. Çocukluk travmalarını da es geçmemek lâzım tabii. Herkes ebeveyn olmamalı diye boşuna demiyorum. Kitapta Ayşe ve Güler adı verilen iki yeni karakterimiz var. Bu iki kadınla C.nin yaşadıkları uzun uzun anlatılmış. Bir de B. var ama yok denilecek kadar az yerde bahsi geçiyor. Bir çok insan aşka inanıyor ve hayatı boyunca 'doğru kişiyi' arıyor. Kimimiz buluyor, kimimiz bulamıyoruz. Kimimiz de bulduğumuz an kaybediyoruz. Günlük hayatta verdiğiniz en ufak kararlar bile hayatınızın gidişatını büyük ölçüde değiştirebiliyor. Ben bunu bu kitapta çok iyi anladım. Özellikle ertelememenin gerekliliğini. Kabul, böyle bir son beklemiyordum ama başka türlüsü de beni tatmin etmezdi. Bitirince boş boş duvara baktım. Akıllara kazınabilecek bir son olmuş. Kitabı okuduğum süreçte artık insanlara daha da dikkatli bakmaya başladım. Evler, insanlar konusunda tahminler yapar oldum. Mutlu bir aile evi gibi gözüken evlerin duvarları ardında ne çöküntüler, dertsiz biri gibi gözüken insanların yüreğinde ne sıkıntılar var kim bilir. Sürekli altını çizmek isteyeceğiniz cümlelerle dolu. Belki de en çok alıntı yaptığım kitap bu olmuştur. Yusuf Atılgan'ın okuduğum ilk kitabıydı. Umuyorum ki de son olmayacak. Herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Okuyacaklara iyi okumalar dileyip kitaptan bir alıntıyla incelememi bitiriyorum. "Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!"
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
··
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.