Aylak Adam

Yusuf Atılgan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Keşke Ömer Kavur bu romanın da filmini yapsaydı
10/10
·240 syf.·
2023 39. kitabı
Yusuf Atılgan ın 1959’da yayımlanan ilk romanıdır #k:189488. Kitabı okurken ilk bana hatırlattığı Tutunamayanlar romanındaki Selim Işık karakteri oldu. Oğuz Atay Aylak Adam dan mı esinlenerek bu romanı yazdı bilmiyorum. Sadece Oğuz Atay değildi romanın bana hatırlattıkları. Biraz Vüs'at O. Bener biraz Vedat Türkali biraz Sabahattin Ali biraz da J. D. Salinger ve tabii ki Çavdar Tarlasında Çocuklar . Aylak adam Aylaklığa Övgü kitabındaki gibi aylaklığı hedeflememektedir. C. nin aylak yaşamı hedef değil bir sonuçtur. Paraya da ihtiyacı olmadığı için , çocukluk travmaları ve ruh halinin onu sürüklediği zorunlu bir tedric durumudur. Annesine duyduğu özlem, baba şiddeti ve tanık olduğu ensest ilişki ona kadınları ve erkek kimliğini sorgulatmış, her tanıştığı kadında gerçek aşkı aramıştır. Aylak adam hep bir arayıştadır. Hayatının anlamını, gerçek bir ilişkiyi , aidiyeti ama bu aidiyet içerisinde asla taviz vermeyeceği özgürlüğünü aramaktadır. Aylak adam tutunmaya çalışmaktadır. “Dünyada hepimiz sallantılı,korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz.Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır.Tramvaylardaki tutamaklar gibi.Uzanır tutunurlar.Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına.Çocuklarına tutunanlar vardır.Herkes kendi tutamağının en iyi,en yüksek olduğuna inanır.Gülünçlüğünü fark etmez." Yani romanın kahramanı C. kendi tutamağını aramaktadır. Bu tutamak sevgi tutamağıdır. Yusuf Atılgan ustalıkla kaleme aldığı psikolojik tahlilleri ilk romanı olmasına rağmen Aylak Adam da da doyurucu bir üslupla aktarmıştır. Psikolojik romanları sevenler, yabancılaşma, yalnızlık, varoluşsal boşluk gibi temalara ilgi duyanlar bu romanı zevkle okuyacaklardır. Pesimist kurgulu romanları sevmeyenler de bence bir şans versin derim. Yönetmenliğini yaptığı filmlere karakterlerin psikolojilerini çok başarılı yansıtan ödüllü yönetmen Ömer Kavur keşke
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
Hepimizin İçindeki C.
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 00:00
Yusuf Atılgan bu romanla Türk edebiyatında sıradanlığın ötesine geçen bir yolculuk sunuyor. Başkahraman C., toplumun beklentilerine uymayan, iş, evlilik, düzen gibi şeyleri reddeden bir karakter. Onun “aylaklığı” aslında tembellik değil; içindeki eksikliği tamamlama, hayatın özünü bulma çabası. Atılgan’ın sade ama derin anlatımı, C.’nin iç dünyasını bize ayna gibi yansıtıyor. Aylak Adam , sadece bir karakterin hikâyesi değil; modern insanın hâlâ süren anlam arayışının, yabancılaşmasının ve kendini bulma çabasının da simgesi. C.’nin aylaklığı, bir kaçış değil; gerçeğe ulaşma isteği. Belki de hepimiz onun kadar dürüst olabilsek, neye “gerçekten” ihtiyacımız olduğunu daha kolay anlardık. Çünkü hepimizin içinde biraz C. var: kalabalıklar içinde yalnız, anlam arayışında bir yolcu!
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
Aylak Adam Üzerine
8/10
·240 syf.··
2025 8. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2025 10:43
Uzun zamandır okumayı planladığım bir kitap değildi Aylak Adam. Sanki damdan düşer gibi kitaplığıma girip elime geçti ve kendimi okurken buldum. Hiçbir fikrim, hiçbir beklentim yoktu; bu da bana kitaba tamamen filtresiz başlama ve bitirme imkânı verdi. Sayfalar ilerledikçe fark etmeden C.’nin gözünden bakmaya, onun kulağıyla duymaya, onun elleriyle hissetmeye başladım. Hani birini dinlersin de sesi yavaş yavaş kaybolur, sonunda onun sesi senin iç sesine dönüşür ya… İşte bu kitap tam da öyleydi benim için. Bu hissi en son yıllar önce Sabahattin Ali’nin “İçimizdeki Şeytan”ında yaşamıştım… Kitabın en çok içime işleyen yanı, şu cümlede saklıydı: “Gittiler. Ne yamansınız dökme kalıplarınızla; bir şeyi onlara uydurmadan rahat edemezsiniz.” Kendini kaybetmiş ve belki de bulmaya çalışan bir insanın, çevresindeki kalıplara, etiketlere ve yönlendirmelere karşı sessiz bir isyanı bu. Hepimizin hayatında böyle görünmez iplerle bizi bir yerlere çekmeye çalışan insanlar ve düşünceler yok mu? Belki büyük bir genelleme olacak ama çoğumuzun içinde hem bir “şeytan” hem de bir “aylak adam” var. Aylak Adam’ın da tam zamanında kitaplığınızda yer edinmesini dilerim.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
Aylak Adam
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 65. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2021 10:42
. Kitaba ilk başladığımda ilk cümlesinden farklı tür denediğimi anlamıştım. İlk önce kitabın diline alışmaya çalışıyorsunuz. Kimin ne dediği ne olduğu pek anlaşılmıyor. Sonrasındaysa kitap kendine alıştırıyor. . Aylak adam beni insanları daha derinden araştırmaya itti, yolda yürürken her insana belki de derinde yaşadığı bir acısı vardır gözüyle bakar oldum. .
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
10/10
·240 syf.·
2020 33. kitabı
Güncelliğini koruyan Tutunamayanlar gibi edebiyatımızın başlıca eserlerinden biri. C. gibi nice kadın ve erkek var aramızda. Mutlaka okumalısınız. Seveceğinizden hiç bir şüphem yok. İyi okumalar. Kitaplarınızla kalın.
1000Kitap
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
senin gibi "aylak" olmak ne hoş
10/10
·240 syf.·
2020 93. kitabı
Kitabı incelemeye başlamadan önce ünlü söz yazarı rahmetle analım sevgili Aysel Gürel'in yazdığı canım Tarkan'ın söylediği gibi "Sen aşkı çiçek,böcek, güneş, bulut sanmışsın. Mevsimlerine göre uyuyup uyanmışsın" Aylak adam tamda böyle. Bazı incelemelerde dili ağır dendiği için ötelediğim canım kitap. Tabi ki her kitapta yaklaşık 30_40 sayfa karakter analizi olur. Ben 36. Sayfadan sonra işin içinden çıktım. Kısacası önyargısız okuyun. Kitapla ilgili çok yorum var. Boşverin tüm incelemeleri sadece okuyun. Ben ba-yıl-dımm. O zaman bir ezgiyle(!) Bitirelim. youtu.be/Tdg-DT8rTUQ Keyifli okumalar.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
"Dalgın olduk mu gerçek benliğimizle davranıyoruz."
9/10
·240 syf.··
2020 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2020 18:38
"İnsan geçmiş bir olayı kafasından kazıyıp attığını sanıyor. Değil. Tortuya benzer bir kalıntı var." Bir kitabı okuruz, konusu, anlattığı şeyler, karakterler bize farklı gelir onların dünyası gireriz bunlar güzel duygulardır. Ama okuduğumuz kitabın anlattığı şeylerde, kitabın karakterinde, kendimizden bir şeyler bulduğumuz zaman o kitap bizim için çok farklı özel olur(Böyle kitaplar azdır.) Aylak Adam benim için böyle bir kitap oldu. Kitap da öyle olağanüstü bir durum veya bir olay var mı derseniz böyle bir şey yok. Olmasına gerek var mı? Bence yok çünkü hayatın, yaşamın kendisinde var zaten bu. Ana karakterimiz C. Kitapta, ama bakarsanız bu isim çok az belirtiliyor. Aslında burda yazar karakterin adına çok da yapıştırmadan anlatıyor hikâyeyi. Kitap da B. Karakteri de var ama çok az yer alıyor. Bu karakterinde önde olmasını bekliyor insan ama burda aslında ismin önemsizliği ortaya çıkıyor. İsmin silikliği içinde okuyoruz kitabı. Kitabı okurken bazı sayfaları tekrar tekrar okudum. Kitapta hem toplumdan, insanlardan, toplumun kültüründen pek haz etmeyen ama aynı zaman da insanları çok iyi analiz eden biri karakterimiz. Toplumu didik didik eden nokta tespitler yapılmış. Kitabın son sayfalarını okuyup bitirdiğimde Kapıldığım duygu Dostoyevski'nin Kumarbaz kitabını bitirdiğim de hissetiğim şeylerle aynıydı çok garip birden o kitabı anımsadım. Orda da içinde bulunduğu durumdan(kumardan) kurtulmak isteyen ama bir türlü kurtulamayan biri vardı. Son sayfa da tam kurtuldum bitti derken birden yarın ki oyunu hayal ediyordu. Burda da benzer şeyler var bir türlü C. Istediğini bulamıyor. Her sonda kendine yeni bişey buluyor, umuyor. Kitaptan birkaç yeri burda paylaşmak istiyorum. Yılbaşı ile ilgili: --Dışarda çiğnenmemiş kar, üstüne bastıkça gıcırdıyordu. Kitapçının
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 6. kitabı
Bu zamana kadar okuduğum en güzel kitaplardan biriydi bana çok şey kattı hayata bakış açım değişti insanlara karşı tavrım değişti herkesin kütüphanesinde bulunması ve okunması gereken kitaplardan biri.
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
5/10
·240 syf.·
2020 16. kitabı
Aylak adam, ilk sayfalarda biraz beni siksada 60-70 sayfa okuduktan sonra alistirdi kendini. Genel degerlendirme olarak cok overrated bir kitap oldugunu dusunuyorum. Okunabilir evet, benin icin sadece vakit kaybiydi. Sig bir felsefe yapilmisti. Cerezlik kategoride degerlendirirsek fena degil.
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2020 17:39
Keşke bitmesin diye son sayfaları tekrar tekrar hatta başa dönüp tekrar tekrar okuduğum bir kitap oldu gerçekten bir başyapıt. Her zaman güncel kalacak bir roman. Aylak Adam olmak kolay değildir.meziyet ister. "Nasıl kolayca söyleyiveriyor bunu. Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?" "Bir yerleri olmadı kötüydü. Sonra insan kendinin değil , o yerin isteğine uygun yaşamaya başlardı." Kendi zihnimden çıkıp Yusuf Atılgan’ın zihnindeymiş gibi hissediyorsun. Romanda anlatılmış huzursuz edici olaylarda bile yazarın ruhsal duygusunu hissedebiliyorsun. Yusuf Atılgan, Aylak Adam’da “C.” isimli (belki de isimsiz) karakterin yaşamından kesit sunuyor bizlere.Kitapda Güler’e o kadar uzun şans vermesi bazen sıkıyor ama akıcı sayesinde gidiyor. Kitapda bahsi geçen aylaklık basit işgörmezlik değil. yeniden hayata tutunmadır.Farkında olmasak da bizlerinde yalnız olduğunu belirtiyor.Buna isim olarak Üç oda 1 mutfak sendromu olarak nitelendiriyor.Canınız her istediğinde raftan alıp okuyabileceğiniz çok etkileyici bir kitaptı.
1000Kitap
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma

Yazar Hakkında

Yusuf AtılganYazar · 9 kitap
Yusuf Atılgan (d. 27 Haziran 1921, Manisa - ö. 9 Ekim 1989, İstanbul) Türk roman ve öykü yazarı. 1936 yılında Manisa Ortaokulu'nu, 1939 yılında ise Balıkesir Lisesi'ni ve ikinci sınıftan sonra askeri öğrenci olarak devam ettiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Nihat Tarlan'ın yönetiminde hazırladığı bitirme tezinin konusu Tokatlı Kani: Sanat, şahsiyet ve psikoloji idi. Aynı dönemde Akşehir'de Maltepe Askeri Lisesi'nde bir yıl edebiyat öğretmenliği yaptı. Üniversite öğrenciliği sırasında Türkiye Komünist Partisi'ne katılarak faaliyette bulunduğu iddiasıyla sıkıyönetim mahkemesince tutuklanarak ceza kanunu'nun 141. maddesi uyarınca hapse mahkûm edildi. altı ay Sansaryan Han'da, dört ay da Tophane Cezaevi'nde olmak üzere on ay hapis yattı. 26 Ocak 1946'da serbest kalmış, öğretmenliği elinden alınmıştır. 1946 yılında Manisa'nın Hacırahmanlı Köyü'ne yerleşerek çiftçilik yaptı. 1976'da İstanbul'a döndü danışmanlık, çevirmenlik ve redaktörlük yaptı. Yazımı devam eden "Canistan" adlı romanını tamamlayamadan 9 Ekim 1989'de kalp krizi nedeni ile İstanbul, Moda'da öldü. Aylak Adam ve Anayurt Oteli adlı romanlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla işleyen bir yazar olarak tanındı ve modern Türk edebiyatının önde gelen ustaları arasında yer aldı. 1987'de Anayurt Oteli romanı, Ömer Kavur tarafından aynı adlı sinema filmi olarak çekildi.