Canistan

8,4/10  (47 Oy) · 
139 okunma  · 
41 beğeni  · 
1.548 gösterim
"Benim yazarlığımdan daha önemlisi günlük yaşamımdır" diyen ve "çok az" yapıt verdiği kabul edilen Yusuf Atılgan, uzun zamandır yayımlanması beklenen son romanı Canistan ile yazarlık serüvenini tamamlıyor.

Yusuf Atılgan, önce "İşkence" adını koyduğu ve "Duruşma", "Yargıç", "Tanık" "Sanık" bölümlerinden oluşmasını tasarladığı bu romanın "Sanık" bölümünü yazamadan aramızdan ayrılmıştı. Ancak elinizdeki kitaba "yarım kalmış bir roman" demek de oldukça zor...

Yusuf Atılgan bu yapıtında da yine kalemini sivriltiyor ve insan ruhunun kötücül tohumlarını büyük bir ustalıkla deşiyor. İkinci Meşrutiyet ve Milli Mücadele yıllarında Manisa köylerinde yaşanan trajik bir dostluk ve aşk öyküsü Canistan... Yalnızlık, şiddet, cinsellik ve ölüm...
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2015
  • Sayfa Sayısı:
    84
  • ISBN:
    9789753639316
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Onur Erol 
18 Şub 20:52 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bu kitap için yarım kalmış bir roman diyemeyiz. Çünkü hikayedeki bir çok soru işareti aydınlanıyor. Belki daha başka olaylar da romanda olacaktı ama Atılgan'ın ömrü vefa etmedi. Kendisini rahmetle anıyoruz. Aylak Adam ve Anayurt Oteli gibi edebiyatımıza kült romanlar kazandırmış yazarın bu kitabını da seveceğinizden hiç şüpheniz olmasın.

Mehmet Admış 
31 Oca 18:23 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yusuf Atılgan'ın son romanı.. Tamamlayamadan vefat etmiş.. Yarım kalmasına rağmen güzel bir roman.. Keşke ömrü yetseymiş de tamamlasaymış daha güzel olurdu. Ama yarım olmasına rağmen yine de çok iyi.. Kurtuluş Savaşı dönemlerinin Ege'sine bir pencere aralamış yazar... Tavsiye ederim, okumadıysanız okuyun...

Sanık'ın hikayesi yok a dostlar! Bir kitap ki hikaye içinde hikaye. İş içinde iş. Her bölümde bitip bir sonraki bölümde yeniden başlayan. Kendi başlarına dans eden ama hep beraber ahengi yakalayan. İşte bu kitap o kitap. İşte bunu yazan da, tabi ki Yusuf Atılgan.

Aslıhan Alpaslan 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Evde kızımın kütüphanesinde okuyabileceğim bir şeyler ararken baktım benim Canistan orda duruyor pek sevindim kızımda okumuş diye hatta benim çok yapmadığım kitaplarda not alma, altını çizmeleri de yapmış.Bu da bana bu kitabı inceleme bahanesi verdi. Hatırlıyorum da bu kitabı okurken kitap koşmuş ben arkasından yetişmeye çalışmıştım. Hızlı, çabucak okunan, akıcı bir romandı. Aklımda kalan köy kadınlarının yaşadığı cinselliğin ayıpsızlığı, köy insanın gündelik işlerinin düzenidir. Ne var ki yazar yaşasaydı son bölümünde neler anlatırdı merak etmekten de kendimi alamamıştım. Benim için Türk yazarlar hep bir tık önde olacağı için keyifli okumalar diliyorum...

Özen Bağ 
18 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Yusuf Atılgan'ın tamamlayamadan hayata gözlerini yumduğu ama "yarım kalmış" da denilemeyen bir roman.Yazar bu eserinde de insan ruhunun kötücül yanlarını göstermiş, roman kahramanını idealize etmemiş,ona hayran olalım diye didinmemiş.Galiba yazarın kaleminin en çok da bu yanını sevdim ben.Henüz Yusuf Atılgan okumadıysanız Aylak Adam'ı en sona bırakın çünkü diğer romanlarında o tadı arayacak,bulamayacaksınız.

Banksy 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Keyif alarak okuduğum bir kitaptı. Beni etkiledi bir an o köyde olanları izliyor gibi oldum. Yazar kitabı anlatırken kitabın akışını bozmadan ve sıkmadan anlatmış. Kitap hakkında söylenecek olumsuz bir bölüm yok ancak biraz daha uzun olsaydı daha iyi olabilirdi. Yusuf Atılgan yazdığı bu eserle de beni hayal kırıklığına uğratmadi. Keyifli okumalar.

Gülşah Öz 
26 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Aylak Adam ve Anayurt Oteli'ndeki yalnızlaşma temasının izlerini taşıyan bu uzun hikayeye bitirilmemiş demek haksızlık olur.

Burcu 
21 Şub 2016 · Kitabı okudu · 93 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazarın dili oldukça sade. Böylece sıkılmadan okuduğumu hatırlıyorum. Eğer ömrü yetseydi kitaba başlamadan önce tasarladığı gibi "duruşma" "yargıç" "tanık" ve "sanık" bölümlerinden oluşacaktı önceleri "işkence" adını verdiği bu kitap. ama olmadı. tamamlayamadı. ölmeden yıllar önce kaleme aldığı aylak adam romanında kendi başına geleceklerden habersiz şöyle dedirtmişti C'ye: 'bir sanatçının en güzel eseri hiç bitmeyecek olanı değil mi?'"

Mehmet Aksoy 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Y.Atılgan'ın diğer romanları olan Anayurt Oteli ve Aylak Adam ile benzer bir roman değil, uzun bir öykü gibi aslında (70 syf) yazar romanın son bölümünü henüz bitiremeden vefat etmiş; daha önce yaptığı gibi bu romanı da yakarmıydı bilinmez ama iyi ki öyle bir şey olmamış da eseri okuma şansını bulmuşuz.
Roman bende Sabahattin.Ali ve Orhan.Kemal romanlarının birleşimini hissettirdi o yüzden içine çekebildi özellikle giriş bölümü çok etkileyiciydi zaten kitapçıda ayak üstü bir kaç sayfa okuduktan sonra elimden bırakamadım. Y.Atılgan'ın bir eseri olduğunu cinsellik içeren bölümlerde ve karakterlerin umursamaz tavırlarında biraz hissedebildim sadece, yazar yine Anadolu köylüsünün cinselliğinden dem vurmak için mi yaptı bilmiyorum ama Selim'in Tokuç Ali'den intikam alma isteğinin sebebi bana fazla garip geldi. Roman yarım kalmış bunun etkisi olabilir kafada bıraktığı sorular ama hızlı okunabildiği için okuduktan hemen sonra insan kendi kedine sorular sormaya başlıyor bu da güzel bir etki yaratıyor sonuçta.

ihtiyar 
25 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle kitaptan alıntı paylaştım, sevgil bir dostumdan eleştiri aldım ve alıntıları silmem konusundaki isteği üzerine alıntılarıda sildim. Velhasıl kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmıyorum ama bir sözlük yazarının kitap hakkında düşüncelerini burada paylaşacağım.
"iki biçimde incelenmesi gereken bir "yarım kalmış" yusuf atılgan romanı. ilk olarak, klasik alımla bir "köy romanı" gibi incelendiğinde, diğer köy romanları ve onların romancıları kadar -elbette ölçü en iyileridir- başarılıdır. ege köylüsünün gündelik yaşamı, işi gücü, adetleri, sevmesi, kızması çok ustalıklı bir biçimde anlatılmıştır. bekir yıldız kadar, fakir baykurt kadar, yaşar kemal kadar, bir anlamda sabahattin ali kadar başarılıdır,inkar gelinmez! ikincisi, bir yusuf atılgan romanı olarak incelenmeli, okunmalıdır. "hayatım, hayatımın romanı olsun" diyen yusuf atılgan'ın romanıdır canistan. bu anlamda yarım kalmış bir hayatın yarım kalmış bir romanıdır çünkü yusuf atılgan hikayenin geçtiği köye çok uzun yıllar yaşamış, çalışmış, üretmiştir. diğer yusuf atılgan romanlarındaki kentlilik burada yoktur ya da denebilir ki diğer yusuf atılgan romanlarındaki köylülük (ilkellik) bu romanda vardır. çünkü benim anladığımca atılgan romanlarında en saf, en sade duygunun hatta tözün peşine düşer. aylak adamdaki, anayurt otelindeki duygu yoğunluğu bu romanda da vardır. bunun en belirgin örneği cinselliktir. romandaki dul kadınların başka bir erkekle evlenmeden birlikte olmalarını, (bu osmanlı zamanında bir köyde sıradışıdır) bunu erkek dayattığı için değil kendi arzularıyla yapmaları, "sabaha kadar inleye inleye sevişmeleri", kadının deneyimsiz erkeğe ilk birleşmelerinde "eliyle yol göstermesi" o kadar olağan anlatılmıştır ki, bazen köy romanı gerçekçiliğinden sapıldığı bile düşünülebilir. ama değildir! çünkü atılgan'ın yaptığı sadece satırların ulaşamadığı, ulaşmak istemediği ilkel benliğe ulaşma çabasıdır. insan sevişir! asıl olay olan hırsı, intikam duygusunu benim algımda geride bırakan romanın kadınlarıdır. kocalarına okuma yazmayı, namaz kılmayı, sevişmeyi öğreten kadınlar. kendi cinselliklerini herkese kabul ettirmiş kadınlar, öyle ki selim dul bir kadının yanına çocuk yaşta işçi olarak giriyor sonra kadını "canı çekiyor" kadına yanaşıyor, birlikte oluyorlar ve sonra köyün büyükleri bunu kutsuyor, onları nikahlıyor. belki ben abartıyorum ama gerçekten kadınların romanıdır canistan. yusuf atılgan kadınlarının romanı! en ilkel haliyle insanın romanı!" (http://www.itusozluk.com/goster.php/canistan sözlük yazarı:edmond dantes)

2 /

Kitaptan 21 Alıntı

ELİF KÖSE 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...Bağırmanı duysalar bile kıçlarını kıpırdatmazlar korkudan; duymamak için kafalarını yorganın altına sokarlar...

Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 10)Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 10)
Ahmet Samsa 
29 Ara 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Mahmut bey gibi iyiler, yürekliler hep ölecek anlaşılan. Ne tuhaf, gâvurlar kovulduktan sonra buralar tümden korkaklarda, sünepelere kalacak.

Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 63)Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 63)
Onur Erol 
18 Şub 20:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Allah dert verdiyse dermanını da vermiştir bilene. Toprakta biten otların şifalısı var, ağulusu var. Hanginin neye yaradığını bileceksin. Ben daha gençken köyde bi Sağır Hayriye vardı; ot toplayıp ilâç karardı. Çoğunu ondan öğrendim.

Canistan, Yusuf AtılganCanistan, Yusuf Atılgan
Onur Erol 
18 Şub 20:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

- İyi de, bi şerbet yapıcak şeker yok, pekmez yok.
- Olmasa da olur kızım. Yoksul nikahı bu.

Canistan, Yusuf AtılganCanistan, Yusuf Atılgan
ELİF KÖSE 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...Öğretmenin dediğine göre dört beş yılda bir mebuslar seçilip İstanbul'da toplanacaklar, halkın yararına kanunlar yapacaklarmış. Oysa Selim, Esma gibilerin yaşamında nasıl bir değişiklik olabilirdi?...Onun yorumu şöyleydi: 'İstanbul'da, yukarıda büyükler, kodomanlar tepişecek herhalde, bizlerse gene çalışıp didinip sağ kalmaya uğraşacağız.''

Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 50)Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 50)
Mehmet Admış 
31 Oca 15:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Selim'in acısı Mehmet Ağa ile karısının "ölenle ölünmez," "Tanrı'nın yazdığına boyun eğmeli" gibi beylik avuntularıyla geçecek gibi değildi.

Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 52 - Yapı Kredi Yayınları - 13. Basım)Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 52 - Yapı Kredi Yayınları - 13. Basım)
Onur Erol 
18 Şub 20:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Selim nasıl kırılmış olmalı ki bunca yıl taşımış kinini. Ben olsam bağışlardım. Selim'i tanıyınca nasıl sevinmişti yattığı yerde Ali.

Canistan, Yusuf AtılganCanistan, Yusuf Atılgan
Metin Özdemir 
31 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Gözü kör olası savaş, gençlerin başını yedi.

Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 76)Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 76)
Mehmet Admış 
31 Oca 15:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"İstanbul'da, yukarıda büyükler, kodamanlar tepişecek herhalde; bizlerse gene çalışıp didinip sağ kalmaya uğraşacağız."

Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 50 - Yapı Kredi Yayınları - 13. Basım)Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 50 - Yapı Kredi Yayınları - 13. Basım)
Mehmet Admış 
31 Oca 17:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

- ... 'Allah devlete zeval vermesin' diyecektim ama verdi. Ufacık Yunan'ın esiri olduk.
- Ankara'da Kemal Paşa'nın yeni devleti varmış Hacamca. Ordusu ne, Yunan ordusunu iki savaşta bozmuş. Belki buraya da gelirler.
- Duydum oğul, dilerim doğrudur. Allah ona zeval vermesin bari.

Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları - 13. Basım)Canistan, Yusuf Atılgan (Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları - 13. Basım)
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Arkada Kalanlar: "Posthumous Books"
Arkada Kalanlar: "Posthumous Books" Bugünlerde Umberto Eco’nun yeni bir kitabı yayınlanabilir desem ne dersiniz? 19 Şubat 2016 edebiyat ve kültür dünyası için önemli iki kaybın yaşandığı, Umberto Eco ve Harper Lee’nin gözlerini bu dünyaya kapadığı bir tarihti. Ancak Umberto Eco’nun “Pape Satàn Aleppe: Chronicles of a Liquid Society” adlı kitabının İtalyancası 26 Şubat’ta yayınlandı. Yakında İngilizce ve Türkçe baskısını da görebiliriz. Peki yazarlarının ölümünden sonra yayınlanan diğer kitapları merak ettiniz mi?