·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Mayıs 2021 22:40 "İstasyonda bir kadın durmuş, gelen geçene;
- Benim Ahmed'i gördünüz mü? diyor.
Hangi Ahmed'i yüz bin Ahmed'in hangisini?
Yırtık basmasının altından kolunu çıkrarak, trenin gideceği yolun İstanbul yolunun aksini gösteriyor:
- Bu tarafa gitmişti, diyor
O tarafa? Aden'e mi Medine'ye mi Kanal'a mı Sarıkamış' a mı Bağdat'a mı?
Ahmed'ini buz mu kum mu su mu skorpit yarası mı tifüs biti mi yedi? Eğer hepsinden kurtulmuşsa, Ahmed'ini görsen ona da soracaksın:
- Ahmed'imi gördün mü?
Hayır...Hiç birimiz Ahmed'ini görmedik. Fakat Ahmed'in her şeyi gördü. En alasından cehennemi gördü."
Falih Rıfkı Atay İttihat Terakki'nin üç paşalarından (Enver, Talat,Cemal) Cemal Paşa'nın yanında Suriye-Hicaz-Filistin cephelerinde bulunması sonucu gözlemlerini anı niteliğinde oluşturmuştur.
Kişisel hırsa kapılıp imparatorluğun durumunu göz önünde bulundurmayıp savaş kararı alan "üç paşanın" bu kararları sonrasında cephelerde yaşanan kayıpları, kıyımları gerçekçi bir şekilde aktarmıştır. Yazarın gazatecilik yönünün eserin belge niteliği taşımasına katkı sağlıyor.
"Ahmed'i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek, onu övündürecek bir haber verebilsek... Fakat biz Ahmed'i kumarda kaybettik!"
Teşekkürler Falih Rıfkı Atay.