·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Mayıs 2021 18:14 Jack London ve Martin Eden ikisi de aynı karakter. Yazmakta, yazarlar en çok kendilerini anlattıkları zaman, kendi yaşadıklarını birebir yazdıklarında okuyucuya hislerini ve anlatmak istediği derin düşünceleri geçirebiliyor. Franz Kafka babasına yazdığı mektuplar; babasına karşı hislerini, isyanını okuyuculara kendinden bulacağı "aa bende babamla bunu yaşamıştım dedirtiyor. Ya da dostoyevski iç dünyasındaki acıları nasıl hikaye, anı ve romanları bağdaştırıp anlatıyor ise Jack London' da en çok kesinlikle bu romanında kendisinin yaşadıklarını romanı zenginleştirerek; içerisine : edebiyat,tarih, bilim felsefe, aşk ve yaşam katarak anlatmış ki okur iken o satırlara, mısralara hayran olmamak elde değil. Kitap bitti ama benim içimdeki hisleri hala sürüyor. İçindeki çok fazla heyecan verici sürprizler var o nedenle kitaptan hiç bahsetmek istemiyorum. Verdiğim en büyük spoiler da zaten Martin Eden karakteri aslında Jack London olması. Okunması reçete gibi tavsiye edilmesi gereken bir baş yapıt. Keyifli okumalar.