Çingenelerin yaşamlarındaki kötü davranışları ve niyetleri bu kadar olumlu bir şekilde anlatıldığını daha önce gördüğümüzü pek sanmam. Buradaki durumun Cervantes'in çingenelere olan sevgisinden kaynaklandığı söyleniyor. Yine de yaşadığı yüzyılda, çingenelere olan bakış açısının çok dışına çıkmamak adına sanırım, kent/kasaba yaşamıyla çingene yaşamı arasına bir fark koyuyor. Örneğin bu romanda, bir çingene kadını ile evlenmenin hiç de doğru, etik olmadığı görüşü hakim soylu geçinen insanlarda.
Çingenelerin ağzından da hırsızlık gibi davranışları aktarıyor Cervantes. Bir aşk hikayesi olarak sunduğu kitabında mutlu sona, kitap boyunca çingene olduğunu sandığımız bir kadının son anda çingeneler tarafondan kaçırılmış ve büyütülmüş biri olduğunu öğreniyoruz. Bu haber karşısında herkes daha bir sevinç içerisine giriyor.
Cervantes çingeneleri ne kadar sevse de, kitabında onların yaşamını daha yumuşak, daha üst perdede gösterse de nihayetinde çingenelerin yaşam tarzlarındaki ögeleri göstererek de bir açıdan onları küçültüyor.