Puan vermedi·124 syf.··Beğendi
· Uzun süredir çok merak ettiğim, yeni baskısı olmadığı için okuyamadığım bir kitaptı. Sonunda okudum ve ba-yıl-dım! 2 perdeden oluşan bir tiyatro metni bu kitap. 5 ana karakter var ve her karakter başka bir şeyi simgeliyor. Hatta bence orada olan ağacın da simgelediği şeyler var. Ana metaforumuz tabiki de Godot.
Vladimir ve Estragon Godot'yu bekliyorlar. Beklerken zaman kavramını da yitiriyorlar. Bir süre sonra somut ve soyut olan da birbirine karışıyor. Ne gerçek ne hayal, hangi olay oldu, hangisi olmadı. Gittikçe karmaşıklaşıyor. Karmaşıklaştıkça da anlamsızlaşıyor. Sisifos'u anımsattı bana bu Godot'yu bekleyiş.
Peki kimdir bu Godot? Herkesin hayatta bir Godot'su olduğunu düşünüyorum. Hepimiz kendi Godot'muzu bekliyoruz. Umarım bir gün gelir.
Son olarak bu alıntıyla bitirmek istiyorum.
"-Ben artık daha fazla buna devam edemeyeceğim.
-Öyle sanıyorsun.
-Ayrılsak mı birbirimizden? Daha mı iyi olur sanki?
-Kendimizi yarın asarız. Godot gelmezse.
-Ya gelirse?
-Kurtulacağız."
Bu kitaba kalbimi bıraktım.