Puan vermedi·123 syf.··Beğendi
· "...Boğaz Köprüsü'nün ortasında olduğumu fark ettim. Trafiği değil denizi düşündüm. Taksinin kapısını açtım, köprünün kenarına gittim. Göğe ve karşıdaki ışıklara baktım. Gücümü toplayıp demir parmaklıklara çıktım. Kollarımı iki yana açtım. Derin derin soludum. Beni alıp götürecek rüzgârı bekledim. Geceydi. Belki bu yüzden denizin ne kadar derinde olduğunu fark etmedim. Karanlık bana derinliği unutturmuştu. İstanbul uğulduyordu. Kıyılardan ve yamaçlardan gelen sesler tek bir uğultuya dönüşüyordu. İstanbul'un ortasında, denizin ortasında, iki kıtanın ortasında, dünyanın ortasında tüy gibi hafiftim. Etraftan bağıranları duymuyordum. Yeniden uyumak istiyordum. Gözlerimi yumdum ve kendimi boşluğa bıraktım. Kuş gibi..."
28 yaşındaki genç müzisyen Boratin, Boğaz Köprüsü'nden atlayarak intihar eder. Gözlerini hastanede açtığında kaburga kemiği kırılmış ve belleğini yitirmiştir. Ne evindeki eşyalar, ne gezdiği sokaklar, ne çocukluk arkadaşları... geçmişine dair hiçbir şeyi hatırlatmaz. Kendine ait hissettiği tek şey "bedeni"dir. Gerisi koca bir boşluk.
Geçmişini hatırlatacak tüm denemeler belleğini geri getirmeye yetmez. "Gitarlar, şarkılar, güvercinler, telefon defterleri, ölen arkadaşlar..." Hele en yakın arkadaşı Bek'in çabaları. Doktorların tek söylediği şey "sabretmektir". Sabır.
Belleksiz bir bedenle, kim olduğunu bilmeksizin kalabalıkların içinde yapayalnız...
Burhan Sönmez'in İstanbul İstanbul'dan sonra okuduğum ikinci kitabı Labirent. Oldukça değişik bir kurguya sahip. Kullandığı betimlemeler ve metaforlar devleştirmiş 123 sayfalık kitabı. İntihar sonucu belleğini yitiren Boratin'in satır aralarında sorduğu sorular, aslında toplumsal belleksizliğe de denk düşüyor. Baktığı aynalarda "hiç kimse" olmadığını görürken, "herkes" olabileceğini de düşünüyor.
O kim olduğunu ararken, aslında kendisi gibi geçmişini hatırlamadan bugünü yaşayan insanların varlığıyla karşılaşıyor her köşe başında.
Evet, kendisini intihara götüren sebepleri bilmeksizin geçmişini arıyor Boratin. Bakalım, belleğini yitirmiş/yitirilmiş birçok insan gibi, onun da belleğinin kapısı açılacak mı? Yoksa, doktorların dediğini mi tekrar etmeliyim: Sabır
Burhan Sönmez'in çok güçlü kalemi var... Sarıyor sarmalıyor okuyucuyu. Başka pencerelerden bakmasını sağlıyor.
Keyifle okuduğum kitabını herkese tavsiye ederim...