·
Okunma
·
Beğeni
·
1.887
Gösterim
Adı:
Labirent
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
123
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750524745
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
“Evet. Genç bir adam ormanda kaybolmuş. Günler sonra yaşlı birine rastlamış. Yaşlı adam da uzun zamandır ormanda kayıpmış ve genç adama çıkış yolunu birlikte aramayı önermiş. Olmaz, demiş genç adam, seninle zaman yitiremem, çıkış yolunu bilseydin şimdiye kadar bulurdun. Ama, demiş yaşlı adam, ben çıkmayan yolları öğrendim. Hikâye böyleydi, değil mi?”

İntihar etmek isteyen genç bir müzisyen, gözünü hastanede açar. Hiçbir şey anımsamaz, şarkılarını bile. Toplumsal bellek ile kişisel belleğin birbirine karıştığı, her şeyin ölü bir tarihin parçası haline geldiği yerde, kuşku duymadığı tek gerçek vardır: Kaburgası kırık bedeni. Kendisine benzeyen bir kentte, unutmanın lanet mi yoksa lütuf mu olduğunu bilmeden, çıkış arar.Saatler, aynalar, deniz fenerleri. Labirent, yüzeyde hüzünle akan, derinde keskin akıntılara kapılan bir yeni çağ romanı.
123 syf.
·Beğendi·9/10
Merhabalar. Burhan Sönmez’in kitaplarına uzun hikaye demek daha doğru olur. 123 sayfalık bu kitabı bir oturuşta okudum. Hikayenin çatışması beni çok etkiledi. Adamın biri bir gün hastanede gözünü açtığında hafızasını kaybettiğini ve bunun sebebinin de intihar etmesi olduğunu öğrenirse ne olur? Hem geçmişini, kim olduğunu merak ediyor hem de öğrenirse tekrar intihar etmekten korkuyor. Bu müthiş ikilem içinde bir de çevresindekilerden kendi hayatına dair öğrendikleri ne kadar doğru olabilir şüphesini yaşıyor. Sahi ailemiz, dostlarımız, arkadaşlarımız bizi ne kadar doğru tanıyor? Onların tanıdıkları, anlattıkları gerçekten biz miyiz ya da tam olarak biz miyiz?
123 syf.
·9 günde·Beğendi
Kısa ama çok güzel bir roman. Başarılı, çok yakışıklı, cok sevilen bir müzisyen bir gece takside uyuklayarak evine gidiyor. Boğaz köprüsünde kaza olmuş, trafik sıkışmış. Uyandığında taksiciyi ve başka bir sürü şoförü dışarda görüyor. Arabadan iniyor, köprünün ucuna gidiyor, aşağı bakıyor, sonra birden bire kendisini atıveriyor. En azından ona anlatılan bu çünkü uyandığında kaburgasındaki kırıkların yanında hafızasını ve zaman algısını tamamen yitirmiş bir sekilde buluyor kendisini. Kişisel tarihi hiç yok ama tarihi olayları zamanlarını karıştırsa da hatırlıyor. Mesela İsa çarmıha yeni gerildi zannediyor, Haydarpaşa garı yüz yıllar önce yandı sanıyor. Aslında bir arkadaşının da dediği gibi, belki de çok şanslıydı çünkü onu intihar etmeye iten şeyi de hatırlamıyor. Çok etkileyiciydi. Sorgulamaları, bir yandan belleğini kazanmak istemesi bir yandan da bundan korkması, bazen bir çocuk gibi kalakalması, kendini tanıma sancısı... Nasıl bir inceleme yazılır bu kitaba bilemiyorum. Sadece tavsiye edebilirim.
123 syf.
·Beğendi·9/10·
Ilk kez okuduğum bir yazar Burhan Sönmez...
Labirent 2018'de çıkan son kitabı. Boğaz köprüsünden atlayarak intihar eden ama tek bir kaburga kemiği kırığıyla kurtulmayı başaran Boratin'in uzun bir öyküsü diyelim. Kitap 122 sayfa. Boratin olaydan sonra geçmişini hatırlamıyor ve yazar bize geçmişini hatirlayamayan bir adamı cok başarılı bir şekilde anlatıyor. Bunu yaparken kendimizi de sorgulamamizi sağlıyor. Aslında ben kimim? Geçmişim olmasaydı ben,ben olmaktan çıkar mıydım?
123 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İntihardan kurtulan sonrasında hafızasını kaybetmiş bir adam. Öncesiz bir adam Boratin. Kitap bize Yeniçağ insanın anlam arayışını daha ziyade çırpınışını gösteriyor. İçimizdeki Boratin'e sesleniyor.
Aynaya baktığımızda kendimize yabancılaşan bakışlarımıza sesleniyor. Dünü unutup Yarını hiç düşünmeden sadece anı kurtarma gayretimizi bize sorgulatıyor.
Neden ölmeyi istedin Boratin.
Kurtulmuş olman bir ceza mı?
Yoksa geçmişinin izlerinin silinmesi bir lütuf mu?
Eşyalarda, dokunduğun duvarlarda geçmişin anlarını hatırlama gayreti. Aidiyetini hissetmek istediğin güvenli bir liman arayışı.
Kabına sığamama, geçmişini, gölgeni bulma arzusu... Bir yandan da getireceği karanlıklardan korkmak.
Kitap baş karakter Boratin'in monologlarıyla bizleri de ciddi sorgulamalara tabii tutuyor. Uğruna ölünecek neler var şu hayatta? Ya da neden yaşamalıyız? Bizi hayata tutunduran şey ne? Tanrı bağlamından koparılmış bir hümanist yaşantı bizim çıkmazlarımızı çözer mi? yoksa daha ciddi açmazlara mı sokar? 

Her ne kadar farklı yaşam tarzlarımız olsa da seni çok sevdim Boratin.
123 syf.
·Beğendi·10/10
28'indeki müzisyen (blues) Boratin bir gün Boğaz köprüsünden atlayıp intihar etmek ister. Bir kaburga kemiği kırığı ve belleğini yitirmiş olarak kurtulur Fakat geçmişini aradığı ve kendisine benzeyen kentte , eşyalar ve olgular arasında bir labirente dönen yaşamında çıkış yolu bulabilecek midir?

Yine bir hukukçu yazar ama okuduklarımın en iyisi. Bu yüzden birçok ödül almasına şaşırmıyorum. 2018'in dikkat çekenlerinden sayılan kitapta herşey dozajında; dil akıcı ve güzel, kurgu yerinde, betimlemeler (saatler, aynalar, deniz fenerleri, İstanbul) şahane, benzetmeler (Kendini sultan sanan politikacı-anarşist) ve metaforlar (İsa-meryem biblosu, beyaz duvar) oldukça iyi. Ayrıca ayarında yapılan Tanrı ile #sartre gibi bulantı ve boşluk sorgulamaları edebi bir tat olmuş.

Ben yazarın dilini beğendim. Muhakkak okuyun. Ödüllü #masumlar romanıyla başta #gezi olmak üzere hikayelerine geçeceğim.
123 syf.
·9 günde·7/10
Yıkılmak binaya mahsus değil ki Züleyha,
Bir insanın bir cümleyle yıkıldığını gördüm ben..
#evdekalki̇tapoku ...
Mart okumalarını bu sıkıntılı süreçte ancak paylaşabiliyorum. Allah bu zor süreçte hepimizin yardımcısı olsun, birlik ve beraberliğimiz bozulmadan, gençlerimizi, çocuklarımızı umutsuzluğa sürüklemeden, yaşlılarımıza saygıda kusur etmeden atlatabilmek nasip olsun.. Sağlıkçılar başta olmak üzere tüm çalışmak zorunda olanlara minnetle..
7'den 70'e herkes Corona uzmanı olduğu için bu konuya değinmiyorum Ayrıca ekmek yapmayan bi iki kişi kaldık sanırım
...
Kitaba gelirsek, sol ilahiyat yazarı demiştik Burhan Sönmez için. Istanbul Istanbul kitabını çok beğenmiştim. Bu kitapta da beğendiğim noktalar, hikayeler, tespitler olsa da biraz uzun öykü kıvamında oldugu için tam olarak içine giremedim ve havada kaldı. (Belki okumak için yanlış zamandı) Ama psikolojik analizleri harikaydı demeden geçemeyeceğim.
#ftm2020kitaplari
123 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Lodos esintisiyle başlayıp , ilk düşen yağmur damlasıyla biten ve İstanbul'u çok iyi tanıyan Burhan Sönmez'in kaleminden çıkmış harika bir kitap Labirent.
Boratin, Bek, Hayala, Efendi bir müzik grubunun üyeleri...
28 yaşında olan Boratin bir gün gözünü hastanede açar. Boratin geçmişe dair hiçbir şey hatırlamamaktadır, bir bellek kaybı yaşamaktadır. Arkadaşı Bek yanında olur, ona kendisini anlatır, ilgilenir. "Her insana bir geçmiş gerekirmiş, şimdi herkes bana bir geçmiş yaratmaya çalışıyor." s. 25
Bu arada insanın geçmişini unutmasının nasıl bir durum olduğunu okurken tanık oluyorsunuz adeta.İntihar sonucu hafızasını kaybeden bir blues şarkıcısının sayıklamalarıdan yola çıkarak hayatı sorguluyor okuyucu.
Mesela" Ölümden sonra ne var, diyorlar. İnsan ölünce her şey biter mi, yoksa yeni bir hayat mı başlar? Üçüncü büyük icat böyle bir sorudur. Yanıtını kimse bilmez. Bir yanıt bulup inananlar vardır, inanmak başka, bilmek başkadır. Ölümden sonra bana ne olacak?"
Çevreye dikkatli bakan Boratin, herkesin elinden geldiğince geçmişsiz yaşadığını, çalıştığını farkediyor, dünleri yok da sadece bugüne ait gibi yaşadıklarını düşünüyor.
Geçmişi düşünmeye zorlamamak istiyor ama karanlıkta olan birine karanlığa bakma demek der gibi nereye dönse karanlıkta olduğunu farkediyor Boratin.
Belleğini yitiren Boratin, hayatında olduğunu öğrendiği kişilerden hep çekinir çünkü o kişiye kötülük yapıp yapmadığını öğrenmekten korkar. Onu intihara sürükleyen yaptığım kötülük mü acaba diye hep sorgular.
İnsan zihni bir labirent gibidir tıpkı kurgu kahramanımız Boratininki gibi. Bu labirenti çözmeyi, çıkışı bulmayı istiyorsanız Boratin'in elinden tutup bir yolculuğa çıkın öyleyse...
123 syf.
·7/10
Yazar in okuduğum ikinci kitabı. Ilki istanbul istabul du. Doğrusu ilk kitabi daha çok beğendim.
Labirent hayatta başarılı olan ancak neden intihar ettiği anlaşılmayan boratin in hikayesini anlatıyor.
Hikaye boyunca intihardan sonra hafızasını yitiren boratin'e arkadaşları ortak anılarını anlatıyorlar ve boratin e bir geçmiş verilmeye çalışılıyor. Ancak boratin geçmiş i tamamen unutmuştur ve anlatılanlar kendisine birşey ifade etmez.
Hayala Söyle der boratin e: "gecmis ile tarih arasında fark var. Herkes sana bir geçmiş vermek isterken aslında tarih verir. Ilkinde herşey canlı, ıkincisinde ölüdür...

Kitapta aynalar ve saatler ile ilgili güzel birer bölüm var. Bunları beğendim.

Kitabın arka kapak yazısında da yer alan küçük bir hikaye var onunla bitireyim ;
Evet, genç bir adam ormanda kaybolmuş. Günler sonra yaşlı birine rahatlamış, yasli adam da uzun zamandır ormanda kayipmis ve genç adama çıkış yolunu birlikte aramayı önermiş. Olmaz demiş genç adam seninle vakit yitiremem, çıkış yolunu bilseydin şimdiye kadar bulurdun. Ama demiş yaşlı adam, ben çıkmayan yolları öğrendim...
123 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Okuduğum ilk Burhan Sönmez kitabı. Bir tavsiye üzerine aldım, okudum. Kitabın ana kahramanı Boratin bir müzisyen. Boğaz Köprüsünden atlayarak intihar etmek istemiş, ancak düşük olasılıklı bir durum yaşanmış, kaburga kırığı ve hafıza kaybı ile ölümden kurtulmuş kahramanımız. Boratin’i çok abartılmış bir karakter olarak buldum. Herkesin sevdiği, herkesin taktir ettiği, çok yetenekli, yaptığı her şeyi kusursuz yapan, çok yakışıklı diye uzanan “en” lerin adamı Boratin. Bana bir MFÖ şarkısı anımsattı bu karakter. Peki Peki Anladık... Bu şarkıda bahsi geçen adam gibi.

Diğer karakterlerin isimleri ilginç, Bek, Hayala, Zafir... yazar neden böyle isimler seçmiş bilmiyorum.

Kısa bir kitap olmasına rağmen okurken zorlandım.
123 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Burhan Sönmez, tüm romanlarını okuduğum, sevdiğim bir yazar.İstanbul İstanbul kitabını kaç kişiye hediye ettim, bilmiyorum.
Labirent'e büyük bir merak ve istekle başladım.Çok kısa sürede de bitirdim.
Burhan Sönmez kitabından beklentim ya çok fazlaydı ya da kitabın isminin ağırlığından dolayı, bir labirentin dehlizleri gibi içinden çıkılmaz karmaşık bir kurgu bekledim.Bu kurguyu da bulamadığımdan, hayal kırıklığı yaşadım.
Kitap karakterlerinin her birinin adı sıradışı...
Boratin, Bek, Hayala, Zafir, hiç duymadığım isimler.Kullanılan imgeler, metaforlar ise çok bilindik.
Ben çok sağlam metinlerini okuduğum bir yazarın son kitabını değil de ilk kitabını okumuş gibi hissettim.
123 syf.
·2 günde·8/10
Burhan Sönmez'in bu kitabı, daha önce okuduğum Hakan Bıçakçı'nın boş zaman kitabı ile konu olarak aynı.. Ancak işleniş olarak çok çok daha iyi olduğunu rahatlıkla soyleyebilirim. Intihar ederek köprüden atlayan bir müzisyenin hafızasını kaybetmesini konu alıyor. Zihinsel boşluklar kahramanımızda bunalıma sebep olup hatırlamamanın bir lütuf mu yoksa bellek kaybının kendisine verilen bir ceza mı olduğu ikilemini yaşatıyor. Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen yazın dilini çok beğendim. Yan karakterler konunun işleyişini diri tutarak sıkılmamızı engelliyor. Tavsiye ederim.
Onun sesini duyduğumda, ... herkesi bağışlayacağım. Bana kötülük edenleri bağışlayacağım.
Burhan Sönmez
Sayfa 46 - Eve Hep Aynı Yoldan Gidilmez
Güzellik geçicidir, demeyin bana. İyilik de geçicidir. İyilik, karşılık beklentisi yaratır ve sınıra sahiptir. Güzellik öyle mi?
Burhan Sönmez
Sayfa 62 - Duvarı Tuğlalarla, Çatısı Hayallerle Örülü

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Labirent
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
123
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750524745
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
“Evet. Genç bir adam ormanda kaybolmuş. Günler sonra yaşlı birine rastlamış. Yaşlı adam da uzun zamandır ormanda kayıpmış ve genç adama çıkış yolunu birlikte aramayı önermiş. Olmaz, demiş genç adam, seninle zaman yitiremem, çıkış yolunu bilseydin şimdiye kadar bulurdun. Ama, demiş yaşlı adam, ben çıkmayan yolları öğrendim. Hikâye böyleydi, değil mi?”

İntihar etmek isteyen genç bir müzisyen, gözünü hastanede açar. Hiçbir şey anımsamaz, şarkılarını bile. Toplumsal bellek ile kişisel belleğin birbirine karıştığı, her şeyin ölü bir tarihin parçası haline geldiği yerde, kuşku duymadığı tek gerçek vardır: Kaburgası kırık bedeni. Kendisine benzeyen bir kentte, unutmanın lanet mi yoksa lütuf mu olduğunu bilmeden, çıkış arar.Saatler, aynalar, deniz fenerleri. Labirent, yüzeyde hüzünle akan, derinde keskin akıntılara kapılan bir yeni çağ romanı.

Kitabı okuyanlar 252 okur

  • Amélie Poulain
  • Gln
  • Aydemir Karanfil
  • Buse
  • Esma Çalışkan
  • Ezgi Özbek Şenel
  • abdullah
  • Emybt
  • Ayperi
  • bensu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.1 (13)
9
%21.2 (21)
8
%27.3 (27)
7
%25.3 (25)
6
%5.1 (5)
5
%2 (2)
4
%2 (2)
3
%1 (1)
2
%2 (2)
1
%1 (1)