Gönderi

Puan vermedi·98 syf.··
Beğendi
·
2021 359. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2021 03:45
Kiev’den Çernobil’in radyoaktif kirliliğe uğramış özel Dışlama Bölgesi’ne ilerliyoruz. Sürücü koltuğunun yanına radyasyon düzeyini ölçen dozimetreler yerleştirilmiş. Onlara Çernobil’de ihtiyacımız olacak. Fakat bu küçük sarı cihazlar daha Kiev’de bip’lemeye başlıyor. “Gama ışınları” diyor rehberimiz Pavlo Vilçinskiy, “etrafımızı saran şehirden bize ve bu alete ulaşıyorlar.” 0.10 µSv/s değerini gösteriyor cihaz. Yani her şey gayet normal. Önümüzdeki iki gün içindeyse bu değerin birkaç yüz katına kadar çıktığını göreceğiz. Nihayetinde, Ukrayna’nın kuzeyinde Lüksemburg büyüklüğünde bir alana yayılan, yeryüzünün en kirli toprak parçalarından birine gidiyoruz. Fotoğrafçı arkadaşım Serkant Hekimci ve Ukrayna İstanbul Başkonsolosluğu’nu temsilen bize eşlik eden İgor Pasynchuk 1979 yapımı bir bilimkurgu filminden bahis açıyor yolda: Andrey Tarkovski’nin İz Sürücü’sü. Bir iz sürücünün, bir yazar ve bir profesörü yasaklı Bölge’ye sokmasını anlatıyor ve izleyicisini varoluşsal sorularla baş başa bırakıyor bu başyapıt... Çernobil nükleer faciasından yedi yıl önce yansıyor aslında beyazperdeye. Fakat onu gelecekte izleyecek olanlar, Çernobil’i önceden haber verdiğini söyleyecek. Oysa bambaşka bir faciaya dayanıyordu bu film. Fısıltı gazetesiyle Sovyet entelektüellerine ulaşmış bu sır gibi saklanan olay, Kiştim Felaketi’ydi. 1957 yılında, Ural Dağları’nın doğusundaki Mayak plütonyum işleme tesislerinde, nükleer atık dolu bir tank 70 ton TNT’ye denk bir şiddetle patlamış ve 23 bin kilometrekarelik alan sezyum-137 ve stronsiyum-90 ile kontamine olmuştu. Kaza sonucu 10 bini aşkın kişi bölgeden tahliye edilmiş ve yüzlerce kişi radyasyon hastalıklarından yaşamını yitirmişti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı sonradan Kiştim’de olanları “altıncı seviye nükleer kaza” diye sınıflandırdı. Çernobil ve Fukuşima ise daha da beterdi. Çernobil’de gördüklerimizi ve hissettiklerimizi niteleyecek kelimeler aramak boşa bir uğraş olacaktır. Eve döner dönmez, güneşli bir İstanbul sabahında Tarkovski ile çıkılması üç saat süren bir dehlize giriyorum. “Dünyanın en sessiz yeri” diye tanımlıyor Bölge’yi iz sürücü. “Çiçeklerin kokmadığı”, “tek bir ruhun bile olmadığı” bir yer... Anlıyorum onu. Ve de Bölge’nin o tuhaf çekim gücünü
Atlas - Sayı 337 (Mayıs 2021)Atlas Dergisi · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 202118 okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.