Kitabı okuyunca insan gerçekte böyle bir şey nasıl olabilmiş diye düşünüyor. Hasan Sabbah'ın zekası, bildiğimiz birçok insanla aynı bence. Uyuşturucu ile insanları kandırmak ve üstüne cennete gittiğine inandırmak gerçekten muazzam bir zeka işi. Alamut kalesinin arka bahçesi keşke şu an aynı Alamut kalesinin olduğu yerde canlandırılıp turizme açılsa. Ahh o Moğollar yok mu?! Gittiklere yere kıyım götürüp yakıp yıkan. Şu Alamut kalesini ve bahçesini turizme açmak isteyen bir hayırsever yardımseverimiz yok mu aramızda?