Gönderi

Puan vermedi·383 syf.··
2021 11. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu'nun okuduğum ilk kitabı bu oldu. İnsan psikolojisine ilgim hep olmuştur. Bu kitabı bitirdikten sonra da onlarca insanı çok daha yakından tanıyabilme fırsatı buldum. Dışarıdan hiçbir şeyi olmayan kişilerin, kendi iç dünyalarında kopan fırtınalara yakından tanıklık ettim. Ek olarak, bir insanı hasta eden en büyük şeyin sevgisizlik olduğunun bir kez daha farkına vardım. Kitapla birlikte bazı düşüncelerim değişti ve önyargılarım yok oldu. Bir insanı anlayabilmenin ne büyük nimet olduğunu gördüm. Kitaptan öğrendiğim en önemli şeyler ise; her durumda karşıdaki insana mutlaka saygı ve hoşgörüyle yaklaşmak ve sevgimizi göstermekten çekinmemek gerektiği oldu. Neredeyse hayat hikayelerinin tümü kişinin çocukluk yıllarından itibaren annesi ve babası tarafından sevilmemesi, değer görmemesi yüzünden zamanla farklı kişilerde farklı hastalıklar ortaya çıkarmasını anlatmakta. Bir çocuk dünyaya getirdiyseniz onun kararlarına saygı duymak zorundasınız. Elbette hatası olduğunde büyüğü olarak uyarmak göreviniz ancak her gün o çocuğa dayak atmak, psikolojik şiddet uygulamak, onu görmezden gelmek, küçümsemek, saygı duymamak, değersiz hissettirmek ve en önemlisi de hiç ama hiç sevmemek onu daha iyi bir evlat yapmayacaktır. Tersine acısı katlanarak artacak ve tamamen içine kapanmak isteyecektir. Kimseden göremediği sevgiyi kendi hayal dünyasında aramak isteyecek, kafasında sanrılar kuracak ve kendini ancak bu şekilde mutlu hissedecektir. Zaman geçtikçe de sağlığını tamamen kaybedip kendini mahvedecektir. Bu döngü daha çok kader motifi olarak birçok ailenin başını yakmış durumda ama birileri önlem almalı ve bir şeylerin farkında olmalı aksi takdirde bu sonsuza kadar sürecek ve mutsuz gençler yetişmeye devam edecektir. En önemlisi de insanlar hayatları hakkındaki kararlar konusunda özgür bırakılmalıdır. Kişi hangi mesleği istiyorsa onu yapmalı, nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşamalı ve kiminle bir hayat sürmek istiyorsa onu seçmelidir. Bu kararlara saygı duymayan ebeveynler evlatlarına iyilik dışında her şeyi yapmakta. Eğer kişi sevdiği ile evlenmezse mutsuz bir evlilik ortaya çıkacak ve bu huzursuzluk içinde çocuklarda mutlu olamayacaktır. Mutsuz biri hem başkasını mutlu edemez hem de kendi mutsuzluğunu başkalarına bulaştırır. Bir kişinin hatası kim bilir kaç kişinin hayatını bu şekilde karartacak. Umarım bir gün tüm bunların bilincinde insanlar olabiliriz. Umarım...
Madalyonun İçiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202021,5bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.