Gönderi

10/10
·403 syf.··
Beğendi
·
2021 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2021 19:17
Öncelikle bu kitaba 10 puan verme sebebim şu ana kadar 7 okuyucu okumuş, kimse inceleme yazmamış ve 3 kişi puan vererek kitabin notunu 4.6 olarak belirlemiş olmasıdır. #ölmedenönceokunmasıgereken1001kitap dan biri olan bu kitap bence hakettigi değeri görmemiş. Yazarımız Eduard Douwes Dekker, Latince "çok acı çektim" anlamına gelen "Multatuli" müstearıyla kaleme almış eserini. Aylak Adam yayinevi de kitabi orijinal dili olan Hollandaca aslından çevirmiş. Multatuli gercekten de kitabın gectigi bölge olan, bugün Endonezya olarak bildiğimiz, kitabın yayınlandığı 1860lı yıllarda Hollanda sömürüsü olan, Doğu Hint adalarında görev yapmış bir memur. Dolayisiyla kitap otobiyografik ögeler barındırıyor. Bir yazıldığı döneme bakıyorum bir yazarın geçmişine nasıl böyle bir kitap yazmış bilemiyorum. Kitabın tarzi o kadar farklı ki "roman" demek ne kadar doğru emin değilim. Kitap şöyle başlıyor:"Ben kahve tüccarıyım ve Laurier Kanalı No:37, Amsterdam'da oturuyorum. Roman veya benzeri eserler yazmak alışkanlığım değildir" ve kitabın ilk bölümlerinde bu cümle sık sık tekrar ediyor. Max Havelaar isminde Sömürge Bakanlığı tarafından kaymakam olarak atanmış bir memurun yaşadıkları ve yaptıkları, onunla alakası olmayan kahve tuccari olan Batavus Droogstoppel'in ağzından anlatılıyor gibi! Gibi diyorum çünkü yazar birden cümleyi olmadık yerde kesiyor ve okuyucuyla muhabbete koyuluyor :) bu durum haliyle kitabi bölüyor. Yazarin asıl derdini son bölümde anlıyoruz. Istedigi şey, Hollanda'nin ahlaklı toplum yaratma adina baska topraklar üzerinde yaptığı ahlaksızlıgı yüzüne vurabilmek. Sömürü anlayışının o insanlara neler yaptırdığını ve o insanlardan çıkarı olanları ne hale soktuğunu göz önüne sermek. O kadar çok hiciv var ki kitabın bir yerinde yazar da şöyle diyor; "Neden hep hicvin paçavralarına bürünmek zorunda kalır kızgınlık ve üzüntü?" Kitaba dair bir eleştirim de şu olacak; bazı yerel kelimeler dogrudan cevrilmek yerine dipnot olarak sayfa altına yazılmış. Bence tek kelime ceviriden ibaret olan bu kelimeler parantez içinde yanlarına yazılsaydı kitabın kendi içindeki kopukluğu bir nebze tolere edilebilirdi. Severek okudugum bir kitap oldu. Kitabı kafanız rahatken elinize almanızı tavsiye ederim. Yazarın yapmayı başardığı şey okuyucunun keyif almasına değil onu düşünmeye ve sorgulamaya iten bir tarz. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Max Havelaar Hollanda Ticaret Şirketinin Kahve BorsalarıMultatuli · Aylak Adam Yayınları · 201521 okunma
·
226 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.