"Sonra bir gün, onları artık görmez oldum. Hikâyelerinin bitmiş olduğunu düşündüm, aşkın kaybettiğini. Ama temizlik günlerinde kapıyı açık bırakmaya devam ettim. Çünkü hayat söz konusuysa, hiç belli olmaz."
.
.
Tellier bana beklediğimi vermedi.
Beklediğimin çok daha fazlasını verdi.
.
Üç - beş sarhoşluk hikâyesi ve akabinde havaya kurşun niyetine birkaç aforizmayla karşılaşırım diye düşünürken; tiyatro izliyormuşum hissi veren bir öykü kitabı oldu bulduğum. Haftalık bir dergide yazdığı iki bin karakterlik metinlerinin çoğunu buraya toplamış Tellier. Uyarısını ise en başta yapmış "...çok az düzelti yaptım, bugün naiflik ya da klişe olarak görünen şeyleri ve tekrarları bir zamanlar sahip olduğum tazeliğin ifadesi olarak kabul etmeye karar verdim."
.
Orta yaşlı bir barmen, genç ve güzel bir garson, siyahi bir caz piyanisti.
Mekân belli. Jay's. Bir buçuk sayfalık her metinde bu üç kişinin zihninde taşıdığı mekânlara da uğruyoruz aynı zamanda. Bir kokteyl alıp çıkanlar, aşk hayatında problemler yaşayanlar, amneziye yenilenler, eski eşler, parasız kalanlar hattâ artık yaşamayanlar. Hepsi bu birer buçuk sayfalık, üç cümle beş kelimelik öykülerin içinde öyle duru bir şekilde anlatıyor ki kendini, yazara olan saygı ve şaşkınlık birbirine karışıyor okurda.
Hervé Le Tellier aynı zamanda Oulipo'nun da önemli bir üyesi -imiş.(Potansiyel Edebiyat Işığı gibi bir anlama denk düşüyor. 60'larda meydana gelmiş bir topluluk ve amaç dili zorlamak, sınırlarını genişletmek, imgeyi güçlendirmek...)
Ben de okurken öğrendim ama bizim bu edebi topluluğa uzak oluşumuzu da yadırgamadım açıkçası. Çeviri zaten bambaşka bir dünya yaratmak iken bir de bunun içine anlamın dışına çıkmak, kelimenin çevresini kuşatmak girince giriftin ortasında buluyor insan kendini.
Bu öyküler gerçek bir edebi haz verse de, yazarın kendini bu topluluk içinde ilerlettiği kalemiyle görmeyi/okumayı çok isterim. İsimleriyle bile yeterince dikkat çeken diğer kitapları,yakında çevirileri ile kitaplıkta görmek hayal olmasa gerek, ne dersin @monoklkitap ?
(Ben buraya bu kitaba yüs puan verdiğimi , bu eserin kaliteli okur kitlesinin biriciği olacağını yazmış mıydım? Yazının başında ne demiştik?)