·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mayıs 2021 16:52 Engin Geçtan denildiğinde akla gelen ilk kitaplardan biri, İnsan Olmak. Adından da anlaşıldığı gibi insan olmanın getirdiği binbir farklı renklere bilimsel olarak kabul görmüş kuramları, klinik deneylerden edindiği tecrübeleri, kişisel araştırmalarını ve gözlemlerini kullanarak derinlemesine bir analizle değiniyor. Kitap önsöz ve epilog ile birlikte on dört başlıktan oluşuyor. Bu başlıklar birbiriyle bağlantılı bir şekilde, her biri birbirini tamamlayacak şekilde ilerliyor. Bütün bölümler kafamızda daha net bir bağlamda oturuyor.
Kitap, ruh halimize göre değişken bir okuma zorluğu getirebiliyor. Bazen her cümlesinde kendimizden, geçmişimizden bir parça bulup, ana dönmekte zorlanabiliyoruz. Sizi kendinizle ya da çevrenizle alakalı birtakım analizler yapmaya zorluyor, ister istemez uzun bir okuma süreci oluyor. Fakat tünelin ucunda bizi ferah bir aydınlık bekliyor. Kitabın güzelliği de buradan kaynaklanıyor.
Bazı duygularımızın bize zarar verdiğini düşünürüz. Yazar bunun insan olmanın bir parçası olduğunu, bu duyguların fazlaya kaçmadığı sürece herkesin hissedebileceği, evrensel bir his bütünü olarak kabul etmemizi söylüyor. Kendimizi olduğumuz gibi kabullenmeyi planlı bir eylem olarak değil, bir süreç olarak görmemizi de sağlıyor.
Bir başka konu ise, kendimizle ilgili rahatsız olduğumuz huylar. Bu huylarımızı değiştiremeyeceğimizi düşünürüz. Fakat bunun farkında olmamız bile kendimizi iyileştirmenin bir adımı. Farkında olmamanın ya da farkında olup görmezden gelmenin bize rahatlık değil zamanla artan bilinçdışı bir huzursuzluk hissi vereceğini belirtir.
Çocukluk hatta bebeklik dönemlerimizdeki olumsuz deneyimlerin yetişkinliğe yansıyış çeşitleri, aile ve ailenin yarattığı duygular, korku, öfke, değersiz hissetme, kaygı, sorumsuzluk, yalnızlık duyguları ve bu duygulara sahip insanların sebeplerini, davranış biçimlerini çok sade ve anlaşılır bir üslupla açıklıyor.
Her insanın kendini belki de başkalarını yaşayacağı, farklı duygulara bürüneceği ya da bazı şeyleri ‘neden’ yaptığını daha iyi anlamlandıracağı, büyüleyici bir kitap.
Prof. Dr. Engin Geçtan’a ve İstanbul'dan kalkıp Ankara'ya Engin Geçtan'ın yanına gidip "Hocam lütfen bizim içinde bir şeyler yazın" diyen arkadaşa içtenlikle teşekkürlerimi sunuyorum.