Gönderi

7/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 09:54
"Erkek...Kanını dökmeden, düşüp parçalanmadan, canını dişine almadan, dövüp dövüşmeden dişiye sahip olamıyor. Dişi...Bir sürü aşığa kıymadan, birbirine kırdırmadan, bin cana kıyılmadan ram olmuyor..." (s.17) Edebiyatımızın ilk işçi romanı kabul edilen Çulluk 1927 yılında, Cumhuriyetin kurulmasından hemen sonra yazılmış. Bu tarz kitapları okuyunca aklım o dönemin insanlarına gidiyor. Acaba onlar okuyunca ne hissetmiştir diye merak ediyorum. Bu yüzden yazdığımız kitap incelemeleri geleceğe bırakılan bir anı aslında ve bence çok kıymetliler. Kitap bir tütün fabrikasında omuz omuza çalışan kadın/erkek işçilerden en çok Murat'ın hikayesi. Bence kitaba "ilk işçi romanı" sıfatını yüklemek biraz beklentiyi yükseltiyor. Çünkü burada ne Zola'nin Germinal'i ne İrfan Yalçın'ın Ölümün Ağzında eseri ne de Baldırıçıplak Hayırseverler gibi cidden sömürülen, ezilen bir işçi sınıfının hikayesi yok. Buradaki öykü daha çok köyden kente gelmiş, başına buyruk yaşayan Murat'ın fabrikaya "gidip gelirken" - doğru düzgün işe bile gitmiyor- veya sevdigi kız olan Münevver'in iş ortamı ve ailesiyle ilişkileri denilebilir. Bence kitabın işçilere dönük tek tarafı Münevver'in kardeşinden bahsedilen çocuk işçilere dönük sömürünün gözler önüne serildigi kısımdı. Kitabı kıymetli yapan şey ise 2. kısıma geçince Murat'ın tekrar köyüne dönmesi ve köy yaşantısını da anlatmış olması. Böylece donem insanının hem şehir hem köy yaşantısı tek eserde buluşmuş. Eserin Türk Edebiyatı'nın okunmasi gereken eserlerinden biri olarak ele alınıp öyle okunmasi gerektigini düşünüyorum. Aksi takdirde adının başına "ilk" konulması beklentiyi fazla yükseltmiş oluyor. Ayrıca #oglakyayınları cidden güzel bir iş çıkarmış. Metnin sadelestirilmemis olması gözünüzü korkutmasın, kolay ve anlaşılır yazılmış. Herkese keyifli okumalar dilerim!
ÇullukMahmut Yesari · Oğlak Yayıncılık · 2019303 okunma
··
359 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.