Roman II. Dünya Savaşı'nın son yıllarında geçmektedir. Dönemin aydınlarının, düşüncelerinden dolayı çektiği sıkıntılar, ülkenin siyasi, ekonomik sıkıntıları romanın ana konularıdır.
Yazarımız Rıfat Ilgaz'ın hayatını biraz irdeledigimizde "Sınıf" adlı siir kitabının çıkarılan sıkıyönetim ile toplandığını ve yazarın 6 ay hapis cezasına çarptırıldığını bunun ardından öğretmenlik hayatının tamamen bittiğini, hastalandığını ve sanatoryum'da tedavi altına alındığını görüyoruz. Okuduğumuz Karartma Geceleri de yayınlandıktan sonra toplatılmış, belli bir zaman sonra Ilgaz'ın kitaplarına konulan yasaklar kaldırılmış, bazı eserleri 100 temel eser listesine alınmış. Yazar bu kitabında Mustafa Ural baş karakteriyle kendi hayatından kesitler sunmuş bize. Romanın kapağını kapattığımızda yaşadıklarıyla, fikirleriyle Rıfat Ilgaz'ı okuduk demek yanlış olmaz sanırım. Kitap yapı itibariyle biyografi- anı grubuna girebilir.
Kitap ismini 2. Dünya Savaşı sırasında geceleri uygulanan karartma uygulamasından almaktadır. Bu dönem sağcı-solcu davalarının olduğu, sıkıyönetim uygulanan, ülkede temel ihtiyaçların zar zor bulundugu, ekmeğin karneye bağlandığı, insanların kömür-odun bulamadığı zorlu bir dönem.
Sırf kendileri gibi düşünmediği için bir insanin kitabı toplatılıyor. Mustafa Ural gibi onlarcası bu düşünce farklılığından dolayı yargılanıyor. Ben bu kitapta toplumun sorunlarını dert edinen, ülkesini seven, topluma karşı sorumluluk bilinci geliştirmiş bir ana karakter okudum. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali gibi edebiyatın değerli isimlerinden de söz ediyor yazar kitabında. Hepsinin bir şekilde bu yargılamalarda adı geçmiş. Bu düşüncelerden sıyrılıp edebiyata, ülkemize kattıklarıyla ilgilenmek benim açımdan tercih edilesi. Toplumun nabzını yoklayip, toplumun arasına giren, toplumu yaşayan, sorunlarıyla ilgilenen değerli yazarlarımız hepsi..