Puan vermedi·126 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Mayıs 2021 18:32 George ve Lennie hayatlarını ırgatlık yaparak kazanan iki evsiz dosttur. Büyük Buhran döneminde iş bulma amacıyla çiftliklerde çalışan iki işçi. George ufak tefek, Lennie ise iri cüsseli, orantısız bir güce sahip ancak bir cocugun aklına ve saflığına sahip bir karakter. Lennie, insan aklının yarattığı kötülüklerin karşısındaki saflığın simgesi…
George sürekli olarak yeni işler bulur. Ama Lennie bir şekilde başlarını belaya sokup, işten çıkarılmalarına sebep olur. George bazen Lennie’siz bir hayatın ne kadar kolay olabileceğini hayal eder ama Lennie’yi bırakamaz, sever.
Büyük Buhran döneminde çalıştıkları çiftliklerdeki tüm karakterler yalnız ve mutsuzdur. Onları ise ayakta tutan tek şey hayalleri…Tek hayalleri kendilerine ait bir çiftlikte sebze meyve yetiştirmek hayvan beslemek çiftlikten elde ettiği ürünlerin bir kısmını satıp geçinebilmek… Kendi kendilerine yetebilmek, başkasının emrinde olmak ve ırgatlıktan kurtulmak. Tabii çiftlik hayali içinde Lennie’nin en istediği ise birkaç tavşan olması. Çünkü Lennie'nin garip bir takıntısı vardır. Yumuşak şeylere dokunmayı, okşamayı çok sever. Ama gücünü kontrol edecek bir zekaya sahip olmadığı için, severken, okşarken genellikle boyunlarını kırıp öldürür. Ne geliyorsa bu tutkusu yüzünden gelir başına.
Büyük Buhran dönemindeki sefalet, ağır çalışma koşulları, ırkçılık, işçilerin yalnızlık ve mutsuzluğu konu edilmiş. Lennie ile ise dostluk, masumiyet, saflık işlenmiş. İnsan aklı ve acımasız otorite karşısında masumiyetin, saflığın ölümüyle kitap son bulur.
"İnsanın iyi olması için zeki olması gerekmez. Ben hep tersi olduğunu düşünürüm. Zehir gibi zeki adamlar her zaman iyi insan olmayabilir." Kesinlikle katılıyorum; ben de özellikle iş hayatında, ne zeki ne okullu adamlar gördüm; insan suretli şeytanlardı.
Dokunaklı, etkileyici bir hikaye.. Bu ikinci okuyuşum, ilkinde kitabın sonundaki halimi hala hatırlarım.