·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Mayıs 2021 02:58 Freud daha önce (Totem ve Tabu) uyguladığı anlayışı bu kitapta da kullanmış, ilk olarak kendisinden önce ilgilenilmiş olan kurama, kitle psikolojisine, ne şekilde bakıldığını diğer kaynaklardan paragraf alıntılayarak bir bütün haline getirmiş ve bunu kitabın ilk bölümlerde bizlerle paylaşmış.
Birey ve kitle psikolojisine dair kısa bir giriş yazısıyla kitabımız başlıyor. Freud, Le Bon'un özel olarak ilgilendiği kitle psikolojisindeki bir kitlenin sahip olabileceği içgüdüleri, bulaşımları ve telkin özelliklerini paylaşıp, kendi savunduğu derinlik psikolojisindeki benzerlik ve farklılıklara değinirek devam ediyor. Hemen devamında kitle psikolojisini ele alan çok fazla isim olduğunu ve Le Bon'dan önce de aslında dile getirilen birçok kavramın varlığından başka kişilerin eserlerinden alıntılar yaparak girişi sonlandırıyor.
Telkin, bulaşım, öykünme gibi özelliklerin hemen hemen kitle psikolojisiyle ilgilenmiş herkesin kaleme almış olması, sadece bu kavramlarla açıklanmış ve tekrara düşülmüş olması; Freud'a göre ruh çözümsel açıdan yetersiz kaldığını görüyoruz.
"Eros bunun neresinde ve telkinin bulunduğu yerdeki uzlaşma acaba sevgiden kaynaklı mı?"
İki Yapay Kitle; Kilise ve Ordu
Bu kurumlara mensup kişilerin sahip olduğu psikolojiler nasıl bir oluşuma tabi tutuluyor ve hangi koşullar altında dağılmaya bir noktada yüz tutuyor. Bu kurumlar özelinde Freud, panik durumunu ele alıp ne şekilde tepkilere maruz kalınabileceğini söylüyor.
Özdeşleşme ve öykünme durumları psikanaliz açıdan açıklama yoluna gidiliyor. Bunu ele alma şekli de birçok kez dile getirilen erken çocukluktaki Öedipus kompleksinin doğuşu ve bu kompleksin ortaya çıkardığı sonuçlar. Özdeşliği üçe ayıran Freud daha sonrasında melankoli'nin ben tahribatındaki rolüne değiniyor. Aşık olma hali (tutkunluk) ve hipnoz arasındaki açık seçik olan benzerliklere dikkat çekiliyor. Tutkunluk halinin özdeşleşmeden ayrıldığı noktaları ve bu hal süresince kişideki ben ve ben idealinin objeden veya libidodan ne şekilde etkilendiğini görüyoruz.
İnsanın toplumsallık duygusunun oluşmasında duygu ikircikliği yaşadığı, sosyal adalet ve eşitlik koşulunun oluşumunda da içgüdüsel değişkenlikten faydalandığını, Freud bizlere sürü içgüdüsü başlığı altında söylüyor. Bu içgüdünün en ilkel çağlardan bu yana totemizminde içinde bulunduğu dönemden gelerek ilk baba-ben ideali-kitle ideali oluşumundaki faktörüne değiniliyor.
Kitap sonunda bulunan Ekler bölümünde Freud, maddeler haline getirdiği baştan beri ilişkilendirdiği "ben" ve kitleyi bir araya getiriyor.