Gönderi

2/10
·448 syf.··
2021 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 22:23
Kitaba yüksek bir beklentiyle başlamamıştım. Elime aldım, okumaya başladım ve tatlı bir aşk hikayesi olacağını düşündüm ama maalesef ki yanıldım. Yalnızca son otuz sayfasından zevk aldım o da en nihayetinde tuttuğum nefesimi geri salmak gibiydi. Esas karakterlerimiz olan Eser ve Elif bir asansörde mahsur kalıyorlar ve içeride kaldıkları süre boyunca birbirlerini tanıma şansı elde ediyorlar. Tabii Elif yabancı bir adamla asansörde kalınca korkuyla saçmalıyor ve Eser de onun küçük yalanına uyarak eğleniyor. Birkaç sayfa boyunca ben de onlarla birlikte eğlendim ama devamında Eser haddini fazla aşmaya başladı. İlk kez tanıdığı biri hakkında kendince-buna kedi görüşü diyor-çıkarımlar yapmaya başladı ve Elif'in yüzüne hayatının gerçeklerini teker teker çarptı. Buradaki sorun iki yabancının aniden samimi olması değil. Kesinlikle bir anda tanıştığınız birini yıllardır tanıyormuşsunuz gibi benimseyebilirsiniz. Ancak ne olursa olsun bu karşıdaki insana düşünmeden hayatı hakkında yorumlar yapma hakkını size tanımaz. Elif duyduklarıyla sarsılıp yıllardır hiçbir şekilde sorgulamadığı hayatını gözden geçirince Eser'in sahiden de haklı olduğunu fark ediyor ama bizim gururlu kızımız tabii ki bunu kabul edemez. Bu yüzden de okumaktan bunaldığımız çene kaldırma hareketini onu asil gösterdiğine inanarak tekrarlamaya devam ediyor. Onlar asansörden çıkınca kitaba Elif'in sevgilisi kaslımı kaslı Okan dahil oluyor. Sporla ilgilenen bir adam Okan. Onun dışında çok kaslı. Peki ya sporla ilgilendiği için kaslı olmasından söz etmiş miydim? Okan ne zaman ortaya çıksa Elif onu bu şekilde tanıttığı için kafamda yer edinmiş, kusura bakmayın artık. Okan karakterine karşı asla sempati beslemedim ki bunu hak edecek bir karakter değil. Ancak o sempatiyi bu yaştayken hak etmese de küçük Okan'ın hiçbir suçu yoktu. Bunu mutlaka belirtmem gerekiyor çünkü hep babasının sevgisini kazanmak için bir şeyler yapmış bu hayatta. Zaten kitapta havada kalan olaylardan biri de bu. Okan'ın babası Vural neden oğlunu sevmiyor? Madem çocuğu sevmeyecekti annesi Sevgi ile neden evlendi? Hadi onunla evlendi diyelim yedi yaşındaki bir çocuğa "Ben senin baban değilim! Sen sevilmeyi hak etmiyorsun." gibi iğrenç sözleri neden sarf ediyor? Bunların hepsi cevabı olmayan sorular olarak kalmaya devam etti ve gerçek nedenini öğrenemedik. Sevgi zaten tam bir kapalı kutuydu. Onun da neden Vural ile evlendiğini hiçbir zaman anlamıyoruz. Kafamda klasik bir şeyler uydurabilirim tabii ama keşke bunu bize yazar söylemiş olsaydı. Havada kalan başka bir konu ise Eser'in annesiyle ilgili. Kadın yaşıyor mu? Yaşıyorsa neden Eser dedesinin gücünü kullanarak annesini pislik babasından kurtarmıyor? Kurtarmak istiyor da annesi mi karşı çıkıyor? Bu sorular da uzayıp giderken nedenini öğrenemiyoruz. Eser biraz ikilemde kaldığım bir karakterdi. Ne çok kusursuzdu ne de kusurlu. Aslında bunun onu gerçekçi bir karakter yapması gerekirken bir türlü "Oh be en azından esas oğlana ısındım." diyemedim. Oldukça aklı başında biri aslında ve Elif'e aşık olması bence kitaptaki en saçma şeylerden biri. Kız tahamül sınırlarını oldukça zorlayan bir tip çünkü. Elif de ailesini çok önemseyen, çalışkan ve düzenli bir kadın. Böyle söyleyince kulağa güzel geliyor değil mi? Değil. Elif'in başına gelenler bence kesinlikle kendisinden kaynaklanıyor. Kitabın başında cesaret edip babasıyla konuşsa aslında bunca acıyı çekmeyebilirdi. Tamam, babasını mahçup etmek istemiyor vs. Bize krizler yaşatarak düğüne kadar bekliyor ve bir anda her şeyi anlatmaya karar veriyor. Bunu baştan söylememesinin sebebi tamamen 400 sayfa boyunca bizi ıkındırmak. Başka bir şey değil. Kitabın başından ta sonuna kadar Okan "Ben seni kullanıyorum Elif!" diyerek üstü kapalı bir şekilde haykırsa da kız her şeyi sineye çekiyor. Okan'ın onu aldatma fikri önüne sürülünce de öfkeden kuduruyor. Halbuki kendisi de bir nevi Okan'ı aldattı. Gelelim Ecmel ve Begüm'e. Sona diğerlerine nazaran sevdiğim Ufuk karakterini saklıyorum. Ecmel kitapta mantıklı düşünme işini kavrayan tek karakter. Ama konuşma şekli, üslubu ve sürekli küfür eden ağzıyla bana kalırsa aşırı yapmacık biriydi. Ben kitaplarda küfüre tamamen karşı biri değilim ancak burada yazılanlar sırf yazılmış olmak içindi. Çok yersiz ve az önce de dediğim gibi yapmacıktı. Begüm klişenin dibi bir kızdı. İlla esas kızın herkese aşık olan ayran gönüllü safoz bir arkadaşı olmalı herhalde. Sırf Elif'i kaybetmemek için kıza belki de hayatını kurtaracak gerçeği söylemiyor. Bu kızı okumaya nasıl katlandım hayret ediyorum. Bencilliğin sözlük anlamıydı resmen. Elif'in annesiyle ilgili ne kadar konuşsam az. 'Senin iyiliğin için.' başlığı altında resmen kızına en büyük kötülüğü yaptı. Mide bulandırıcı bir karakter daha fazla yazarsam kendimi kötü hissedeceğim. Kitapta okurken az da olsa yüzümü güldüren tek kişi Elif'in kardeşi Ufuk'tu. O da biraz ağzı bozuktu ama diğerleri kadar bana batmadı çünkü sempatik olduğunu hissettiren bir karakterdi. Kitaba verdiğim iki puanı onun ve Eser'in bazı sahneleri hatrına verdim. Kitapta küfür, alkol az da olsa cinsellik ve daha bir sürü çocukların aklını kirletecek detay vardı. Minimum yaş kitlesini ele alacak olursak beğenilen bir kitap olması beni bayağı şaşırttı. Yetişkin bir insanın okuyup beğenmesinde hiçbir sorun yok. Çünkü zaten kafa yapısı netleşmiş ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayıracak seviyeye erişmiştir. Düşününce sahiden de üzücü. Ne yetişkinlere ne çocuklara ne de gençlere öneriyorum bu kitabı. Sevmedim, bunalarak ve derin nefesler alarak zorla bitirdim. Umarım yorumum birileri için faydalı olmuştur.
Roman
Dün, Bugün, Yarın ve Sonsuza KadarZeynep Sahra · Ren Kitap · 20192,432 okunma
··
812 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yorumunuza harfiyen katılıyorum. Bitse de gitsek şeklinde okudum çok sıkıcıydı ve yazara yakıştırmadığım unsurlar da vardı. Bi daha herhangi bir kıtanı almam sanırım. Tüm kitaplarını okudum.😏
milesbetweenuus
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 💗