·144 syf.····Okunma: 01 Haziran 2021 09:35 Çocukluğunda yaralar olan, sevgilisi tarafından terk edilmiş bir adam..
Hayatına edilgen kalarak kendi hayatını dikizliyor.
Bir çalılık gibi öylece hayata durarak karışmak istiyor.
Sevgilisini hayatından çıkarmıyor ve kendi acılarına karşı onun anılarına sarılıyor.
Odasını kuru yapraklarla doldurup o yaprak odada zamanı donduruyor belki de.
Birilerine hesap vermek, irdelenmek ve Çalışmak onu geriyor .
İmal edilen ayakkabıları deneyip raporlamaktan ibaret bir işi var.
Ancak gördüğü her olayı kişiyi yada maddeyi anlamlandırmak gibi bir yeteneği var ve bu betimlemeleri ile biz kahramanı tanımış oluyoruz.
Balkondan sarkan bir şişenin dönüşü, çarşaf seren bir kadın, oyun oynayan bir çocuk, topal bir adamın yürüyüşü, herşeyi kendi ile anlamlandırıyor ancak hayatı selde gördüğü o kano gibi ne batıyor ne de yüzüyor.
Can sıkıntısını tek başına da kalabalık ortamlarda da yaşıyor ve bunda ustalaşıyor. Öyle ki bu yeteneğinden hayali bir şirket ile (bellek sanatı enstitüsü) para kazanmaya başlıyor :)
Ayrıntılara takılınca nefes almaya başlıyor.
Kabul görmediği çocukluğunun ve icazet verilmemiş hayatının acılarını hissederiz.
Yoğun dolu dolu bir kitap.
Okuması biraz zor.
Aylak adamdaki gibi kendi kendine isim üretmesi çok güzeldi.
Konu kısır gibi gözükse de o yakaladığı ayrıntılar anlamlandırmalar çok yerinde.
Kitap yarıdan sonra açıldı.
Tekrar okuyup neler kaçırmışım diye görmek istiyorum:)