8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 390. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 19:23
Erkekler, kardeşlerim ve ağabeylerim, toplanın! Özellikle sevenler gelsin hele. Milena. Milena. Milena. Hayatı üzerine epey araştırdığım, her yönüyle incelediğim bir yazarımızın en etkileyici kitaplarından biriyleyiz, gelin gardaşlarım. Kafka. Adeta çirkinlik abidesi, kendini beğenmiş biri değil, koca kulaklı, nispeten uzun boylu, zayıf ve çelimsiz bir adam. Kendinde öne çıkaracağı ne şekilli kasları var, ne kendini övecek kadar seviyor, ne kendine güveniyor ne de başka olumlu özellikler. Bir kadına verebileceği, onu etkileyebileceği tek bir şeye sahip, unsura: Kalemi. Kaleminden anlatabiliyor sevgisini. Kafka diyor ki, o demiyor aslında ben diyorum bunu ama o da benzerini diyor: Kadınım, sevdiğim; seni kimse benden çok sevemez, sana kimse ben kadar aşk duyamaz, sen belki farklı maceralar arıyorsun kendine, görmezden geliyor, umursamıyor bana acı çektiriyorsun ama ne kaybettiğini göremiyorsun. Gördüğünde de geç olabilir. Ne mutsuz olmayı ne de senin üzülmeni asla ama istemiyorum diyor. Sana verebileceğim en güzel şey sevgi diyor, bunu al, seni sevenden, sevildiğine emin olduğun kişiden al bunu diyor. Sevdiğin insan seni sevmez ama seni sevene gelirsen her daim mutlu olursun, geç olmadan bunu ve bunun türevlerini ne olursun anla bak sabrediyorum, dayanıyorum ama yokluğun bile canımı yakıyor, seni sevmek, seni özlemek, seninle ilgili tüm hayaller bana acı veriyor artık ne olursun beni sensiz bırakma diyor ve böyle devam ediyor anlatmak istedikleri. Kafka, seni çok iyi anlıyorum. Anlıyoruz. Kafka, aslında sevgisine, kıymetine, verdiği değere bir karşılık arıyor. Bir gülümseme olsun bana yeter diyor. Seven insan çok az, görmezden gelinebilecek şeylerle dahi yetinebilir ama yeter ki görmezden gelinmeyeyim diyor. Kısaca VEFA ARIYORUM diyor. Çok da şey istemiyor aslında ve bu sözün akabinde bırakıyorum bir Ferdi Özbeğen: youtube.com/watch?v=Gjz_TuQ... Kafka’nın aslında birçok ilişkisi oluyor. Aşk aradığını zannediyor aslında yazar. Yani onun için aslında bu aşk çok farklı. O sadece uzaktan seviyor birilerini. Yaklaşamıyor, korkuyor: Kırmaktan, incitmekten, kırılmaktan, incinmekten... Misal Felice. 02 Haziran 2021 Çarşamba günü okuduğum kitabını hatırlıyorum da şöyle bir. Yazdıkça aşık oluyor Felice’a. Yüz yüze o kadar az görüşüyor ki kadınla. Uzaktan sevmeyi, içindeki aşkı dışarı yazarak yansıtmayı seviyor. Aslında beğenilmeme korkusu var içerisinde. Bu hissi de anlıyorum ben. Bu kadar severken, ya beni beğenmez ya beni istemezse ben ne yaparım diyor. 2 defa da nişanlanıyorlar bu kadıncağızla. 5 yıl sürüyor ilişkileri. Sadece bu kadar mı? Asla. Hastanede Julie adında bir kadınla tanışıyor. Kadının sevgilisi yeni ölmüş, Kafka’da Felice’i bitirmiş. Kafka yine bildiğimiz gibi güvenemez ve ilişki biter. Asıl konuya işte şimdi giriyoruz. Kafka henüz Julie ile birlikteyken başlayan farklı bir ilişki. Milena Jesenska! Çevirmen ve gazeteci olan bu kadın, oldukça güzel, oldukça etkileyici birisi. Epey de ünlü. Kötü bir ünü var ama olsun. Mesela kadın hem uyuşturucu bağımlısı gibi toplumun yerdiği huya sahipken aynı zamanda birçok dil bilmesiyle de farklı bir konuma sahip. 20’li yaşlardaki bu kadın Kafka’nın kitaplarını çevirmek için (Çekçe) kendisiyle tanışıyor. Kafka’da bu zamanda 37 yaşında ve olgunluğunun zirve olduğu dönemlerinde. Aralarında başlayan ilişki ve hisler güzel ama zaman yanlış. Neden? Milena başkasıyla evli, Kafka hala Julie ile beraber. Ancak ilişkinin sonu çok ilginç. Kafka yaşarken dünyada günlüğünü okuyabilen tek insan olma şerefine yalnızca Milena erişiyor. Hayatı boyunca aşık olduğu tek kadın, bakın sevdiği demiyorum, aşık olduğu tek kadın Milena oluyor. İnsanlar birbirini, birçok kişiyi sevebilir ama sadece 1 defa aşık olur diye defalarca söyledim. Aşık olduğu insan ona karşılık verirse, dünyada yalnızca iki kişi gibi hissederler. Sonsuz Mutluluk, Mutlu Sonsuz... Milena sonrası artık Kafka son zamanlarını yaşıyor. Malum yoksulluk gelip çatıyor. Dora Diamant adında bir kadınla tanışıyor. Hatta beraber de yaşıyorlar bunlar. Kafka bir de ev tutuyor ve birlikte yaşıyorlar ama hepsi bu. Kafka artık ölüm döşeğinde, mutsuz ve bitkin. Hastalıklar da cabası. Bu mutsuz dönem çok sürmüyor. Sadece 1 yıl. Acıların bedene bürünmüş hali Kafka bu 1 yılın ardından hayata veda ediyor zaten. Karamsarlıkla geçen koca bir ömür, sonu da kötü bitiyor. İnsan üzülüyor. Milena ve ona dair mektuplar bu yüzden mühim işte. Kafka, kendine dair ne varsa anlatıyor bu kitapta. İndigo kitaba sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Benim için çok mühim bir eserdi. Uzun zamandır böyle hisli hisli, duygusala bağlayarak yazmamıştım. Sağ olsunlar. Emeklerine sağlık. Hepimize iyi, anlayışlı ve neyse iyi okumalar dilerim. Bir insan sizin sadece bedeninizi değil ruhunuzu da seviyorsa, o insanı ne olursa olsun bırakmayın. Minicik bir umut yeter onlara, bir gülüşle mutlu olurlar. Bakın belki anlamazsınız ama biraz yaşınız ilerleyince bedeninizi sevenler sizi üzer. Ruhunuzu sevenlerle 80 yaşında bile salıncakta sallanırsınız. Eğlenir, mutlu olursunuz. Saçma sapan zevkler için ‘SEVGİ’ kelimesine ihanet etmeyin. Mutlu olursunuz. Sonuçta siz kötü olmuşsunuz iyi olmuşsunuz bana ne faydası var? Ben hepimizin iyiliğini, mutlu olmasını hak ettiğine inanıyor ve buna göre konuşuyorum. O yüzden bir insanın bedenini değil, ruhunu sevin..
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · İndigo Yayınları · 201865,9bin okunma
·
263 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.