·590 syf.····Okunma: 03 Haziran 2021 17:15 Benim için tam manasıyla bir "İstanbul Hatırası" oldu bu kitap. Ortaköy'deki bir sahaftan aldığım bu kitapla birlikte adım adım gezdim İstanbul'un yedi tepesini. Her gün farklı bir köşesinde çevirdim kitabın sayfalarını. Sarayburnu'nda başladığım bu yolculuk Gülhane Parkı'yla devam etti. Daha sonra Ayasofya, Dikilitaş, Küçük Ayasofya, Çemberlitaş, Süleymaniye Camii ... Kitap nereye doğru aktıysa beni de peşinden sürükledi. Hep hayalimdi; İstanbul'u gezmek için bir zaman dilimi ayırmak, elimde haritalarla gidebildiğim her yerine yürüyerek gitmek. Bu gezimde bir de elimde İstanbul'un tarihi eserlerini, mimarisini anlatan bir kitap olması en büyük mutluluk oldu benim için.
Yazar bize; Bizans, Roma, Osmanlı başta olmak üzere birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu şehrin tarihini merak uyandıran bir cinayetler silsilesiyle anlatmış. Aslında bu olay örgüsü içerisinde bize asıl anlatılmak istenen, zaman içerisinde İstanbul'un mimari ve tarihi yapısına insanlar tarafından verilen büyük zarara dikkat çekmektir. İstanbul sevdalısı bir yazarın düşünceleri tarihimize ve günümüze farklı açıdan yaklaşabilmemiz için bizlere bir ışık tutuyor.