·481 syf.····Okunma: 04 Haziran 2021 00:56 DIKKAT SPOILER İÇEREBİLİR!!!
Kitap biraz önce bitti, onu sehpanın üzerine bıraktım. Garip duygular hissediyorum, "bazı olayları daha iyi betimleyebilmek isterdim" diyorum içimden. Nadia'nın Serenad'ı duyduğu ilk anı daha iyi betimlemek isterdim. Zülfü Livaneli'in zihnindeki Nadia'yı görebilmek isterdim. Maximilian Wagner'ın Şile'de, Struma'nın batırılışını gördüğü noktada Serenad'ı nasıl çaldığını görmek isterdim.
Aslında içimde biraz burukluk var. Max'ın yıllar boyunca Nadia'sız yaşamasının getirdiği bir burukluk. Sadece Nadia'nın değil Struma'da bulunan diğer insanların da yaşamaması gereken şeyleri yaşamasının getirdiği bir burukluk da canımı yakıyor. Maya'nın anneannesi ve babaannesinin yaşadıkları canımı yakıyor. Aslında haksız yere kıyılan canlar canımı yakıyor. Zülfü Livaneli de bize bunu anlatıyor belki de " İnsan insandır". Müslüman, Hristiyan, Yahudi ve diğerleri "insan insandır."
Kitap ilk sayfasından son sayfasına kadar etkileyiciydi. Maya'nın yaşadıklarını okumak güzel bir deneyimdi. Kitaptaki her karakteri ayrı ayrı tanımak çok güzeldi. Maya'yı Max'ı ve Nadia'yı asla unutmayacağım. (Süleyman'ı da unutmam sanırım. Nefret de önemli bir duygu değil mi sonuçta). Kitabı okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. Max'a Maya'ya ve Nadia'ya benden selamlar.