·202 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Mayıs 2021 12:43 Kitap; Türkiye'nin farklı bölgelerinden partnerleri tarafından öldürülen 10 kadının yaşam hikâyesini, her yaşam hikayesinin sonunda cinayete kurban giden kadınları nasıl koruyabileceğimizi, ek olarak kitabın sonunda cinayet anına tanıklık eden veya annelerini baba şiddeti sonucu kaybeden çocukların tekrar hayata tutunmaları için neler yapılabilir bölümü yer almaktadır. Vakaların içeriği ise evlilik öyküleri, başarısız boşanma girişimleri, kadınların cinayetle son bulma süreçleri, çocukların cinayet öncesi ve sonrasında yaşadıkları, geriye kalan çocukların cinayet sonrası kayıpları ile baş etme ve yas süreçlerini içermektedir.
Kitap; kadınların düşünüldüğü gibi güçsüz olmadığını, şiddete rağmen partneri ile ilişkiye kendi rızasıyla devam etmediğini bu tür ifadelerin kadını suçluyacı bir tavır olduğunu, kadınların saldırgan partnerinden ayrılmayı plandığı durumlarda kararını partnerine yüz yüze söylemesinin oldukça tehlikeli olduğunu ve onun yerine bir not veya mesaj bırakması gerektiğini, her cinayet öncesi kadın şiddetin en ağır biçimde maruz kaldığını, 6284 sayılı (ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair) kanunun zamanında uygulabilirliğinin önemini, şiddete uğrayan kadınların doğru şekilde bilinçlendirip risk durumlarının detaylı analiz edilmesi gerektiğini, çocukların cinayet sonrası güçlenmelerinde psikososyal desteğin önemini, babanın hapise girmesi sonucunda çocukların iki kayıpla baş etmeye çalıştığına dair oldukça önemli konulara işaret etmektedir.
Yazarın öldürülen her kadın için denize dökülen bir nehir ismi vermesi, metefor olsa bile sonsuzluğa erişebilsinler istemesi beni oldukça etkilemiş, herkesin cinsiyeti, konumu, işi fark etmeksizin okumasını gönülden istediğim bir kitap olmuştur.