Spoiler İçerir!
10/10
·81 syf.··
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 11:34
Beslenme; Maslow’un tasarladığı ihtiyaçlar hiyerarşisinde barınma, dinlenme, uyuma gibi diğer fizyolojik ihtiyaçlarla birlikte temel yaşamsal faaliyetler içerisinde yer almaktadır. Bu ihtiyaçları gidermek adına insanoğlu var olduğu andan itibaren çeşitli yöntemlerle arayış içine girmiş ve bununla birlikte avcı-toplayıcı olarak başlayan beslenme serüveni günümüze kadar tarımsal faaliyetler ve hayvancılık gibi şekil değiştirerek ulaşmıştır. Şimdilerde ise hem görsellik hem de damak lezzeti bakımından ihtiyaçtan daha öteye taşınan beslenmenin çiçekler aracılığı ile oluşturduğu oldukça farklı boyutunu inceleyelim. Kitabın sayfa sayısı ne kadar az ise içerisinde barındırdığı bilgiler bir o kadar fazla. Yazarın titizlikle hazırladığı eserin ilk kısmında bizi kültür ve mutfak kültürü, çiçeğin tarihi ve mutfaktaki yeri ve son olarak yenilebilir çiçeklerle yapılan yiyecek-içecek reçete örnekleri karşılıyor. Şimdi bunların bazı kısımlarını ele alacak olursak, çiçeklerin artık günümüzde yeri sadece park ve bahçeleri süslemesi ya da özel günlerde kadınların kalbini fethetme aracı olmadığının artık birçoğumuz farkında. Gastronomi de yeni trendlerin başını çeken ve tabakların süslenmesinde büyük rolü üstlenen yenilebilir çiçeklerin tarihi Osmanlı’dan günümüze kadar gelmektedir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde çiçek kültürü daha da gelişme göstermiş ve bu açıdan en parlak dönemi yaşamıştır. Bunun en büyük örneğini ise lale temsil etmektedir. Avrupa’dan gelen birçok turist ve sanatkâr Topkapı Sarayı’nı gezerken lale, karanfil ve sümbül gibi birçok çiçeklere hayranlık göstermişlerdir. Türklerin her bir çiçeğe ayrı bir anlam yüklediklerini öğrenenler çiçeklerin kendine özgü dilleri olduğunu söylemiş ve bundan etkilenerek kendi ülkelerine bunu taşıyarak 800’ü aşkın çiçeğe anlam belirlemişlerdir. Osmanlı döneminde çiçeğin psikolojik etkisi de kendini ön plana çıkarmaktadır. Örneğin, kasaplar, merhametlerinin azalabileceği düşüncesiyle devlet tarafından belirli aralıklarla izne ayrılıp bahçeyle meşgul olmaları sağlanmıştır. Böylece insani duyguları ve merhametlerini kaybetmeyip canlı tutulması amaçlanmıştır. Son olarak, geleneksel Türk mutfağında çiçeğin yeri şerbet, reçel ve çeşitli tatlılarla birlikte yemekleri de büyük ölçüde zenginleştirmiştir. Osmanlı döneminde bazı yemeklerin mevsim çiçekleriyle süslenerek sofraya getirildiği bilinmektedir. Ayrıca safran, karanfil ve gül en çok kullanılan çiçeklerdendir. Bunlar gibi birçoklarının olduğu liste içerisinde hangilerinin kurutularak hangilerinin ise doğrudan yenilebilir olduğu detaylıca yazmaktadır. Hatta en önemli kısım olan Yenilemeyen Çiçekler(!) listesini de unutmayan yazarımız gerçekten oldukça zengin içerikli bir eserle karşımıza çıkmaktadır.
Yeme-İçme
Yenilebilir ÇiçeklerMehmet Güllü · Gazi Kitabevi · 20204 okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.