2 saat içerisinde su gibi akıp giden bir kitap okudum bugün... Çocukluğundan beri hastalıklarla boğuşan 'bedbaht' bir insanın duygu durumunu, ruh halini o kadar güzel anlatmış ki Peyami Safa mest oldum. Kitapta hem aşk acısı hem fiziksel sancı hem psikolojik sancı çeken çocuğun isminin kimse tarafından söylememesi, bizim de bilmiyor olmamız bana çok anlamlı geldi. Yaşadıklarını kendi içinde halletmeye çalışan, çevresine belli etmeyen bir çok gençten biriydi 'kitaptaki çocuk'. Bu hallerden geçen ne kadar çok insan olduğunu düşündüm. Kitabın mutlu sonla bitmesini bekledim ama yarı acı verici bir son bulduğunu düşünüyorum. Çok ama çok beğendim. Başlıklar altında yazıldığı için ara sıra kitabı açıp 1 başlığı okuyacağımı düşünüyorum.