·64 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Haziran 2021 13:24 Stefan Zweig mükemmel bir kitaba imza atmış. Kapağı kapattıktan sonra bir saat derin düşüncelere dalmama sebep oldu. Benim gibi okuyan bir insanla sohbet etme şansım olsaydı saatlerce konuşabilirdim. Spoiler vermeden kendi düşüncelerimi aktarmak isterim. Bu amok koşusu psikolojik bir hastalık olmakla birlikte bizim artık yaşam felsefemiz haline geldiğini düşünüyorum. Doyuramadığız nefisimiz uğruna koca bir hayatı hiç ederek bencilce çevremizdeki insanları kırıp geçerek nasıl da ziyan oluyoruz. Artık durup sakince düşünmeli, olaylara farklı açılardan bakabilmeli artık hayattan keyif almalıyız. Söyleyecek çok şey var aslında ama aklıma bir hikaye geldi bu hikaye ile incelememi bitirmek istiyorum. “Tapınaklara giden arkeologlara bir yerli rehberlik ediyor. Bir noktada yerli oturuyor ve onu gören herkes oturuyor. Bi süre sonra durumu anlayamayan arkeologlar soruyorlar neden oturuyoruz şuanda hiçbir ihtiyacımız yok yola devam etmemiz gerekmiyor mu? Hayır diyor yerli bizim oturmaya ihtiyacımız var. Biz çok hızlı ilerledik ruhlarımız arkada kaldı. Ruhlarımıza ihtiyacımız var.”