Okurken içimi kıpır kıpır eden, huzur dolduğum bir kitaptı. Hayatının belli kesitlerini, yazdığı mektuplarda kendi sözlerinden okumak mutluluk vericiydi.
Sabahattin Ali'yi böyle neşeli bilmezdim. Genelde depresif yazılarını okumuştum ama Aliye'sini bulduktan sonra aslında çok mutlu, çok tatlı, çok samimi bir yapısı olduğunu sonraki yazılarında da iyice belli etmiş.
Daha nişanlıyken yazdığı mektuplardaki o samimi, sıcak cümleleri hayranlıkla okudum.
Kızıyla olan ilişkisi zaten gözlerimi yaşarttı. Hele kızına yazdığı mektuplarda -normalde kötü bir el yazısı olmasına rağmen, çok okunaklı ve özenerek yazması da dikkatleri çekmiştir :)
Ustanın, yazarlığı dışında harika bir eş ve harika bir baba kimliğini de yakından gördük.
Memletin yetiştirdiği en büyük yazarlardan biri olan, gerçek bir vatansevere, bu kadar ince, bu kadar nazik, bu kadar güzel bir insana daha 41 yaşında böyle bir sonu reva gördüler. O kadar üzgün ve o kadar sinirliyim ki...
Yattığı yerde huzurla uyusun..