·481 syf.····Okunma: 08 Haziran 2021 04:39 Yaklaşık 2-3 ay önce yeni bir kitap almaktansa daha önce alıp kütüphanemde okunmayı bekleyen kitapların hepsini bitirmeye karar vermiştim. Bir kitabı bitirdikten sonra hangi yenisine başlıcağıma karar veremiyordum bir türlü ve sosyal medyada arkadaşlarıma sordum ve büyük bir çocuğunluğu “seranad’ı hala okumadın mı?” Diye sordu. Bende kendimdeki bu eksikliği hızlı bir şekilde giderme içgüdüsüyle kitaba başladım. Her gece 50 sayfa okusam 9-10 günde bitirebilirim sonuçta vakitten bol bir şeyim yok kafasıyla kitaba başladım. Başlar başlamaz içine hapsoldum ve bir kadın olmanın zorluğunu okudum. Bir soykırımı okudum. Bir aşk’ı okudum. Bir hayatı okudum. Profesör’ün karısına me kadar aşık olduğunu 60 sene sonra bile aşkın asla ama asla ölmeceğini gördüm. Kitabı okurken bize berilen bilgileri kitabı okumadığım zamanlar da araştırdım. Struma faciasını o deniz mezarlığı hem okudum hemde kısa belgesellerini izledim. Mükemmeldi... tabi olay olarak değil hikaye olarak. Arkadaşlarımın tepkisinin ne kadar haklı olduğunu anladım. Umarım profesör ve sevgili karısı Nadia karadenizin hırçın sularında birbirlerini bulmuşlardır ve suyun altında sadece onların seranad’ı çalıyordur. Ve umarım günün birinde benimde yazdıklarım okunur..