·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Haziran 2021 20:46 Martin Eden, Jack London’un yazmış olduğu yarı otobiyografik romandır. Romanda işçi sınıfından olan Martin’in burjuva sınıfından bir kıza aşık olup entelektüel, eğitimli, kültürlü insanların bir araya geldiği bu sosyal sınıfa dahil olmaya çalışması ve kendisini geliştirmesi anlatılır. Kitapta sınıf farklılıkları, sosyalizm, yabancılaşma, kendini gerçekleştirme, makineleşme gibi konular işlenir.
Fakir bir denizci olan Martin Eden Ruth'un kardeşi Arthur'u bir kavgada kurtarır. Arthur Martin'i evlerine davet eder ve Martin ilk kez Ruth'la burada karşılaşır. Martin Ruth’a ilk görüşte aşık olmuştur. Onun için Ruth bir gün karşılaşacağını umduğu kadındır. Diğer kadınlardan çok farklıdır. Ruth burjuva, kendisi ise işçi sınıfındandır. Bu nedenle Martin aşkı için kendisini geliştirmeye, yazarak şöhret sahibi olmaya çalışır. Fakat Ruth için aralarındaki aşk da Martin’in sınıf atlamak için yaptığı çalışmalar da yetersizdir. Ruth Martin’i istediği kalıba sokabileceği bir hamur olarak görmektedir ve kendisine göre şekillendirmeye çalışmaktadır. Martin’e aşık olan Lizzie ile Ruth arasındaki fark da budur. Lizzie Martin’i kendisi olarak kabul etmiş fakat Ruth onu değiştirip kendi sınıfına uygun bir hale getirmeye çalışmıştır. Nişanlarını duyurmaması, Martin’den utanması nedeniyle Ruth, Martin ya da Lizzie kadar cesur bir aşık değildir. Martin ve Lizzie arasındaki benzerlik ise bu noktada ortaya çıkmaktadır; ikisi de cesurdur. Martin kendisini ‘’Tanrı’nın çılgın aşığı, bir buseye feda eder hayatını’’ dizeleriyle tanımlarken Lizzie ‘’senin için ölürüm’’ demiştir Martin’e. Aşkları kendilerinden önemli değildir onlar için. Aynı zamanda aşık oldukları insanı olduğu gibi kabul etmiş, farklı bir kalıba sokmaya çalışmamışlardır. Bunun yerine kendileri sınıf atlamak için uğraşmışlardır. Martin Ruth için kitap okuyarak, Lizzie ise Martin için akşam lisesine giderek kendisini geliştirmeye çalışmıştır. Lizzie Martin’i kaba bir çete üyesiyken, Martin Ruth’u kendisini anlamadığı zamanlarda da sevmiştir. Yani bu iki aşığın hisleri de her türlü olumsuzluğu göğüsleyebilecek kadar güçlüdür fakat Ruth’un hisleri burjuva toplumunun insanlara değer biçme yöntemiyle baş edebilecek düzeyde değil, dedikodularıyla sevgilisinden vazgeçebilecek kadar zayıftır.