Yavuz Bahadıroğlu’nun romanlarını özellikle gençlere seslenebilecek gücünden dolayı roman tekniğinden çok taşıdığı değer yargılarını önceleyerek incelerim. Bu sırada beğenilerim öylesine savrulur ki... Mesela “Merhaba Söğüt”te bey babasının çadırının obadaki diğer çadırlardan ayırt edilememesine hamd edebilen bir Ertuğrul çizilmiş ama aynı karakter, ilerleyen sayfalarda bir kadının mahkemedeki şahitliğini işlevsiz görür. Romanda Türk kadını kahramanlıkla ülküselleşir ama aynı kadın Gülaçar’ın nezdinde kaynanasına itaat etmediği için dövülebilecek bir nesneye indirgenir. Bu eserin iletileri hakkında hâlâ kafam karışık.